Çalışma koşullarından kaynaklandığı iddia edilen psikolojik rahatsızlıklar ve iş gücü kaybına dayalı maddi ve manevi tazminat talebinin, meslek hastalığı ile iş arasında nedensellik bağı kurulamaması ve kesinleşen tespit davası sonucuyla reddine dair temyiz incelemesi.
Özet: Çalışanın işyerindeki koşullar nedeniyle yaşadığı psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkların meslek hastalığı olduğunu iddia ederek talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, davacının bankacılık işi ile belirtilen hastalıkları arasında nedensellik bağı kurulamadığı ve iddiasını ispatlayan delil sunamadığı gerekçesiyle daha önce açtığı meslek hastalığı tespiti davasının kesin olarak reddedilmiş olması nedeniyle, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin tazminat talebini reddeden kararları onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/7215 E.  ,  2025/16511 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1969 E., 2024/127 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/77 E., 2022/232 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının işyerinde maruz kaldığı psikolojik baskı nedeniyle oluşan depresyon, tik bozukluğu ve diğer hastalıklarından dolayı meydana gelen iş gücü kaybı nedeniyle fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden mevduat faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının doğum izni sonrası emekliliğe hak kazanması sebebiyle istifa ederek ayrıldığını, davacının iş göremezliği bulunmadığını, çalışma süresi boyunca çalışma koşullarına ilişkin bir şikayet dilekçesi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, davacıya SGK'ya başvuru yapması için süre verildiği, davacının meslek hastalığının tespiti ve maluliyetinin belirlenmesi için dava açtığı, bu davanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, davanın reddedildiği, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının davalı bankada 17.04.1998 tarihinde çalışmaya başladığını ve bankanın koşulları nedeniyle uğradığı ciddi ve kalıcı psikolojik rahatsızlık nedeniyle 15 yılını doldurduğunda daha fazla dayanacak hali kalmadığından iş yerinden ayrıldığını, iş yerinde çalışmaya başladığında son derece sağlıklı ve hayat dolu olan müvekkilinin bu iş yerinde maruz kaldığı uygulamalar ve iş koşulları nedeniyle bugün konversiyon bozukluğu, depresyon, duyma kaybı, tik bozukluğu yaşar hale geldiğini, meydana gelen bu rahatsızlığın nedeninin iş yeri koşulları ve işverenin müvekkiline karşı olan olumsuz uygulamaları olduğunu, manevi tazminat talebinin de reddinin yerinde olmadığını belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığı iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı tarafından İstanbul 36. İş Mahkemesi 2018/48 Esas, 2018/207 Karar sayılı dosyasında meslek hastalığının tespiti ve maluliyet oranının belirlenmesi istemi ile açılan tespit davasında Mahkemece "davacının konversiyon bozukluğu, depresyon, tik gibi psikolojik rahatsızlıkları ile duyma kaybı gibi fiziksel rahatsızlıkları olması nedeniyle meslek hastalığına maruz kaldığı beyan edilmişse de davacının bankacılık işi yaptığı, yaptığı işi ile bahsettiği hastalıklarına gerekçe gösterdiği çalışma saatleri ve yer değişikliği yapması gibi iş koşulları arasında nedensellik bağı kurulamadığı gibi davacının iddia ettiği rahatsızlıklarına ilişkin iddiasını ispat eder delil de sunmadığı, ... Araştırma Hastanesi Psikiyatri bölümünden ayakta tedavi olduğu ve herhangi bir hastalığı olduğuna ilişkin tespit yapılmamış olduğu, davacının aktardığı şikayetlerin doktor tarafından hasta tanıtım kartına işlendiği tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının meslek hastalığı nedeniyle maluliyet oranının tespiti talepli açmış olduğu davasının reddine" karar verildiği, kararın davacı tarafça istinafı ile Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, yine davacı tarafından temyiz edilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından 17.6.2021 tarihli 2020/8427 Esas, 2021/8481 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 20.09.2022 tarihli 2022/3466 Esas, 2022/10875 Karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde “İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle (o Kanun'un değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur” düzenlemesine yer verilmiştir.
Benzer şekilde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde “(1) İş mahkemeleri;
a)5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanun'dan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,
c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu açıklamalar kapsamında davacı vekili her ne kadar sigortalının meslek hastalığına yakalandığı iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de kesinleşen tespit davasında sigortalıdaki rahatsızlıkların mesleki olmadığının tespitine karar verildiğinin anlaşılması karşısında yargılamaya konu olayın gerek 4857 sayılı İş Kanunu, gerek ise de 5510 sayılı Kanun kapsamında iş mahkemelerince görülerek sonuçlandırılabilecek nitelikte bir dava olmadığı açıktır.
O halde dava konusunun haksız fiile dayandığı, genel hükümlere tabi bir tazminat davası olarak görülererek çözüme kavuşturulması gerektiği, bu kapsamda da davalının borçlar kanunundan kaynaklanan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yaparak karar verme görevinin genel mahkemelere ait olduğunun dosyadan açıkça anlaşılabilir olmasına göre iş mahkemesince genel mahkemeler lehine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.