Davacı idarenin kamulaştırma bedeli tespiti davasında yüksek değerleme, kapitalizasyon oranı ve vekalet ücretine ilişkin itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince reddi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili talepli davada, ilk derece mahkemesince kabul kararı verilmiş, istinaf ve yeniden yargılama süreçlerinin ardından davacı idarenin belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu, kapitalizasyon oranının hatalı uygulandığı, ağaç bedellerinin yanlış hesaplandığı ve lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince taşınmazın metrekare birim bedelinin iddia edildiği gibi yüksek olmadığı ve yargılama giderlerinden idarenin sorumlu olması nedeniyle vekalet ücreti talebinin Anayasadaki gerçek karşılık ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle esastan reddedilerek karar temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/7348 E.  ,  2025/13511 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1057 Esas, 2025/478 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/329 Esas, 2024/30 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, ..., köyü 1 30... parsel sayılı taşınmazın sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arazi şartlarının, taşınmaz özelliklerinin değişkenlik gösterdiği yörede hiçbir geçerli sebep olmadan kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının, hatalı olduğu, belirlenen kapitalizasyon oranının yöredeki arazilerde birbirleri arasında olan farklılıklara rağmen değerlerinin aynı olmasına sebep olduğunu, bilirkişilerce yapılan bedel tespitinde fiyattan değere gidildiğini, yöredeki taşınmazların yüksek üretim maliyetleri sebebiyle genellikle üretim amaçlı kullanılmadığını, bilirkişiler tarafından tespit edilen bedellerin taşınmazın bulunduğu bölge civarında yer alan diğer tarım arazileri ile kıyaslandığında oldukça yüksek olduğunu, değerden kamulaştırma bedeline ulaşılması gerektiğini, ağaçların değerlendirmesinde dava tarihine ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınmadığını, bilirkişi heyetince kıymet takdiri yapılırken cetveli getirilerek ağaçların yaş ve cinsine göre değer belirlenmesi yerine denetime olanak vermeyecek biçimde muhtelif ağaç bedeli belirlenmesinin doğru olmadığını dava konusu taşınmazın kıymet takdir raporunda belirtilen ağaç sayı ve cinsleri ile bilirkişi raporunda hesaplanan ağaç sayılarının örtüşmediği nazara alındığında aradaki çelişkinin nedeninin bilirkişi heyetince açıklanmadığını, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz bilirkişilerce kapama fındıklık olarak değerlendirildiği, taşınmazın parsel sorgu sisteminden yapılan incelemedeki durumu ve mevcut yüzölçümü değerlendirildiğinde kapama fındıklık vasfında olmadığı ve kaldırma kararı öncesi dosyada alınan 18.07.2021 tarihli ilk heyet raporunda münavebe ürünleri esas alınarak ve %30 objektif değer artış oranı esas alınarak ve gerek fındık gerekse diğer neviden ağaçlar da değerlendirilerek yapılan hesaplama ile 59.363,49 TL kamulaştırma bedeli tespitine itibar edilmesi gerektiği düşünülmüşse de, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan raporda sonuç metrekare birim fiyatının 64,19 TL olduğu ve 57.043,72 TL sonuç bedelin idare lehine olduğu görülmekle, belirlenen metrekare birim bedelin istinaf eden idarenin iddia ettiği gibi yüksek olmadığı ayrıca davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen "gerçek karşılığın ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından davanın niteliği gereğince davacı idare lehine, davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu ve her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından 2.052,83 TL fark bedele dava tarihinden dört ay sonrasından son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken tüm kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonrasından son karar tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı ise de, bu yönde davacı idarenin aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak yerel Mahkeme tarafından 2.052,83 TL fark bedele dava tarihinden dört ay sonrasından son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken tüm kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonrasından son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği nazara alınmadan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davacı idare vekilinin istinaf dilekçesinde, bu hususa ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davacı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.