6. Ceza Dairesi, tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi de dahil olmak üzere olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine hükmetti.
Özet: Sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 16.02.2010 esas alınarak, cezanın türü ve üst sınırı uyarınca belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve uzlaştırma süreçlerinin durma süreleri de dikkate alındığında dolmuş olduğu tespit edilmiş; bu nedenle mahkûmiyet hükmü bozularak, yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2023/19623 E.  ,  2025/10221 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/776 E., 2023/259 K.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1 cümle uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 23.02.2011 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 20.07.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu süre ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma nedeniyle durma süresi de nazara alındığından, suç tarihi olan 16.02.2010 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2022/776 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.11.2025 tarihinde karar verildi.