Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanığın etkin pişmanlık için ödeme iradesi bulunmadığı gerekçesiyle onadı.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet ve kaçak eşya ile nakil aracının müsaderesi kararı verilen sanık hakkında, tebliğnamenin bozma yönündeki görüşüne rağmen, etkin pişmanlık ihtarı yapılmasına karşın ödeme iradesi göstermeyen sanığın yanıltılmadığı, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, toplanan tüm delillerle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve uygulanan yaptırımların doğru olduğu gerekçeleriyle savunma temyiz dilekçesinin reddedilerek hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/947 E., 2025/302 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması ile yakalama emri ve eklerinin sanığa okunmuş olunması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.