Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkûmiyetin onanması ve nakil aracının müsaderesi şartlarının eksik incelenmesi nedeniyle kısmi bozma kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünü onarken, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi hakkındaki kararı, yerel mahkemenin aracın fiili kullanım sahibinin usulüne uygun tebligatla haberdar edilip dinlenmemesi, malen sorumlu üçüncü kişilerin iyi niyetli olup olmadığının tespiti, 5607 sayılı Kanunun 13. maddesindeki müsadere şartlarının ve 5237 sayılı Kanunun 54/3. maddesindeki hakkaniyet değerlendirmesinin eksik yapılması nedeniyle eksik inceleme ve araştırma sonucu hukuka aykırı hüküm kurduğu gerekçesiyle bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/4389 E.  ,  2025/14073 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/403 E. 2021/696 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Nakil Aracının İadesine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde ise;
Suça konu 12.900 paket gümrük kaçağı puronun naklini sağlayan ... plaka sayılı çekicinin suç tarihindeki kayıt malikinin...Şirketi olduğu, söz konusu çekiciye bağlı bulunan ... plaka sayılı dorsenin suç tarihindeki kayıt malikinin... Şirketi olduğu, sanığın 26.09.2014 tarihli kolluk ifadesinde söz konusu çekici ile dorsenin fiilen kendisine ait olduğunu beyan ettiği, malen sorumlu...Şirketi yetkilisi ...'un 07.11.2014 tarihli talimat duruşmasında çekici ile dorsenin mülkiyetinin yetkilisi olduğu şirkete ait olduğu ve 10.09.2012 tarihinde aracı sanığın babası ...'a fiilen sattıklarını beyan ettiği, malen sorumlu... Şirketi yetkilisi ...'ın 24.12.2014 tarihli talimat duruşmasında dorseyi...Şirketine kiraladıklarını beyan ettiği, dosya arasında bulunan 08.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda kaçak eşya naklinde kullanılan çekici ve dorsenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/a maddesi kapsamında olduğunun belirtildiği cihetle; ... plakalı çekicinin sanığın babası ...'a haricen satıldığına ve yapılan ödemelere dair belgelerin dosya arasında olması karşısında, suç tarihindeki fiili kullanım sahibi ...'ın usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, malen sorumlu olarak dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı da tanınarak, malen sorumluların iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek, Mahkemece suça konu çekici ve dorsenin müsaderesi için 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirtilen müsadere şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinden sonra, şartların oluştuğunun kabul edilmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olup olmadığı da tartışılarak sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.