Yargıtay, hizmet tespit davasında işçinin 14 yaşında işe başlama iddiası ve çıraklık durumu dahil tüm delillerin toplanarak eksiksiz bir soruşturma yapılması gerektiğine hükmederek kararı bozmuştur.
Özet: Davacı tarafından bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen karar, istinaf ve temyiz aşamalarının ardından Yargıtay tarafından bozulmuştur; bozma gerekçesinde, davacının talep edilen dönem başlangıcında küçük yaşta olması, tanık beyanlarındaki çelişkiler ve delil yetersizlikleri nedeniyle, davacının mesleki eğitim kapsamında çırak olarak çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, ilgili kurum kayıtlarının ve tanık beyanlarını destekleyecek ek kanıtların titizlikle araştırılması, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın kuşkuya yer bırakmayacak şekilde çözümlenmesi gerektiği belirtilerek dosya yeniden inceleme için mahkemeye gönderilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/9027 E.  ,  2025/14835 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/338 E., 2025/59 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde 03.09.2007 - 27.02.2016 tarihleri arasında askerlik süresi hariç kesintisiz çalıştığını, ancak müvekkilinin hizmetinin 25.07.2012 - 27.01.20 13... .08.2014 - 15.06.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirildiğini bunun dışında hizmetinin bildirilmediğini beyanla davacının davalıya ait iş yerinde askerlik süresi hariç 03.09.2007 - 27.02.2016 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Kuruma bildirilen dışında iş yerinde çalışmasının bulunmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, Kurum işleminin yürürlükteki mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, Kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu, aksi kanıtlanıncaya kadar doğruluğunun sabit olduğunu, çalışma olgusunun ispatınının gerektiğini, fer'i müdahil olarak davaya katılmak istediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 03.09.2007 - 13.06.2011 tarihleri arasında (18 yaşından önce) geçen çalışmalarının malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarının prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesi gerektiğinin tespitine, Kurum kayıtlarına intikal eden hizmetler dışlanmak suretiyle davacının 14.06.2011 - 27.01.2013 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli kararı ile davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya kapsamında mevcut davacıya ait Kurum kayıtlarına göre davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinden 25.07.2012 - 27.01.20 13... .08.2014 - 15.06.2015 tarihleri arasında tam zamanlı sigortalı bildiriminin yapıldığı, davacının 06.02.2013 - 06.02.2014 tarihleri arasında askerlik görevini ifa ettiği, davacının davalıya ait iş yerinde talep edilen dönem içerisinde, 03.09.2007 tarihinde başladığı kabul edilmiş ise de; dosyaya sunulan sevk irsaliyeleri incelendiğinde davacının isim ve soyismi ile düzenlenen ilk belge tarihinin 21.06.2010 tarihi olduğu, bordro tanıklarından en erken dönemde çalışması bulunan ...'ın davacının askerlik öncesi dönemde sadece 5 ay çalıştığını beyan ettiği, bordro tanığı ...'un davalı iş yerinde 07.04.2009 tarihinde çalışmasının başladığı ve davacının işe giriş tarihini hatırlamadığını beyan ettiği, bunun dışında davacının davalı iş yerinde 2007 yılından itibaren çalıştığı yönünde beyanda bulunan davacı tanıkları ... ile ...'in ise talep konusu dönemde kendi çalışmalarının tespit edilmemiş olduğu, dinlenilen diğer bordro tanıklarının beyanlarının ise kesin ve uyuşmazlığın çözümüne elverişli olmadıkları anlaşılmıştır.
3. Bu doğrultuda Mahkemece, davacı tanıklarından ...' a ait hizmet döküm cetvelinin dosya içerisine alınması, diğer davacı tanığı ...'in komşu iş yerinde çalıştığını beyan etmesi karşısında ... Motosiklet ünvanlı iş yerinde çalışmasını gösteren kayıtlar ile söz konusu iş yerinin, davalı iş yerine olan uzaklığının Emniyet Müdürlüğünden ve Zabıta Müdürlüğünden araştırılması, diğer taraftan 14.06.1993 doğumlu davacının talep konusu dönemin başlangıcında 14 yaşında olduğu da gözetilerek davalı işveren yanında mesleki eğitim kapsamında çırak olarak çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, buna göre ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünden davacının eğitimine ilişkin kayıtların da getirtilmesi suretiyle dosya kapsamında yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak bordro tanıklarının sigortalı bildiriminin başladığı tarihten önceki çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 03.09.2007-13.06.2011 tarihleri arasında (18 yaşından önce) geçen çalışmalarının malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarının prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesi gerektiğinin tespitine, Kurum kayıtlarına intikal eden hizmetler dışlanmak suretiyle davacının 14.06.2011-27.01.2013 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; Kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu, çalışma olgusunun ispatının işçiye ait olduğunu, çalışma olgusunun güçlü deliller olan resmi ve yazılı belge ile ispatı gerektiğini, davacının çalışma dönemine ilişkin iddiasını ispat noktasında tanık deliline dayandığını, Mahkemece hükme esas alınan ve dosya kapsamına ibraz edilen teslim fişlerinden 21.06.2010-09.10.2012 tarihleri arasında düzenlenen sevk irsaliyeleri altında davacının imzasız kaşesinin bulunduğunu, imzasız adi olarak düzenlenmiş belgelerin tek başına delil oluşturmasının ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, imzasız kaşelerin tarihi ile Mahkemece kabul edilen 03.09.2007 - 13.06.2011 tarihlerinin uyuşmadığını, dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğun beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 03.09.2007 - 27.02.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1- Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve ... Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2- İnceleme konusu eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrasında mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma öncesi dinlenen tanıklara ait hizmet kayıtları getirtilip, davacının davalı işveren nezdinde çırak olarak çalışıp çalışmadığına dair okul kayıtları araştırılmak suretiyle davacının çalışma iddiası hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının davalıya ait işyerinde çalışma sürelerinin tespitine yönelik araştırma yeterli değildir.
3- Somut olayın incelenmesinde; Mahkemece davacının 14 yaşında olduğu 03.09.2007 tarihinden itibaren davalı yanında çalışmaya başladığı kabul edilmiş ise de davacının bu tarihte davalı işyerinde çalışmaya başladığına dair yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, bu kapsamda davacının hangi tarihte işe başladığına dair bordro tanığı olarak dinlenen ...'un davacıyı davalı işyerinde 2009 yılında gördüğü yönündeki beyanı dışında başkaca delil de bulunmadığı, komşu işyeri tanığı olarak dinlenen ...'in beyanının da davacının iddiasını aydınlatma yönünden yeterli ve somut olmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde çalışma başlangıcının tespiti yönünden varsa başka komşu işyeri tanık beyanlarına başvurulmalı, çalışmanın başlangıcı ve sürekli olup olmadığı konusunda beyanları alınmalı, davacının çalışmasının başlangıcı hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, işe başladığı dönem yönünden yapılacak araştırma ile sonuca gidilememesi halinde ise dinlenen bordro tanığı ...'un beyanları da dikkate alınarak bu tanığın davalı işyerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarih davacının işe başlama tarihi olarak kabul edilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
4- Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.