Muvazaalı boşanma ve boşandığı eşle fiilen birlikte yaşama iddiasıyla kesilen yetim aylığına yönelik yersiz ödeme talebinin hukuki değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki süreç, boşandığı eşiyle tekrar evlenmeden önce fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığı kesilen ve yersiz ödeme talep edilen davacının, boşanmanın muvazaalı olmadığını, ayrı yaşadıklarını ve kurumun kararının iptali ile borçlu olmadığının tespitini talep etmesi; birleşen davada ise kurumun yersiz ödenen aylıkların tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemesi üzerine, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının boşanılan eşiyle birlikte yaşadığı tespitine dayanarak asıl davasını reddettiği, kurumun birleşen davasının ise usul eksikliği nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği temyiz aşamasındaki bir uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2553 E., 2024/692 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş MahkemesiSAYISI : 2015/189 E., 2022/80 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVAAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşinin alkol düşkünlüğüne yıllarca çocukları büyüyünceye kadar sebat gösterdiğini, önce kızı ...'nin evinde kalmaya başladığını, bir süre ayrı yaşadıklarını, 2005 yılında çocuklarının da ... göstermesiyle 17.05.2005 tarihinde ... 5. Aile Mahkemesinin E. 2005/321, K. 2005/662 sayılı kararı ile boşandığını, boşanmayı mütakiben babasından aylık almak üzere davalı Kuruma müracaat ettiğini, aylık bağlandığını, boşanmanın kesinlikle muvazaalı olmadığını, "boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama" olgusunun gerçekleşmediğini, ayrı yaşadıkları 8 sene boyunca ...'nın kızıyla yaşadığını, bu dönem içerisinde eş ...'in alkol düşkünlüğünün azaldığını, davacı ikna olunca 04.04.2013 tarihinde eski eşi ile tekrar evlendiğini ve tekrar bir arada yaşamaya başladıklarını, 18.02.2015 tarihinde davalı ... Müdürlüğü Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığının ... sayılı kararı ile davacıdan 34.278,46 TL'nın yersiz ödeme gerekçesi ile geri talep edildiğinin anlaşıldığını, davacı ile eşinin Bulgaristan'dan Türkiye'ye geldiğini, 22.11.1991 tarihinde nüfus müdürlüğüne tescil işlemi yapıldığını, Kurum işleminin hukuki dayanağı olmadığını, meri kanunlar çerçevesinde değerlendirildiğinde haksız ve mesnetsiz talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davalı Kurumun ... sayılı kararının, karara dayanak işlemin iptalini, davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalının yetim aylığı almakta iken boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 25.10.2008 - 25.08.2014 tarih aralığında aldığı aylıkların yersiz ödeme olarak davalıya borç çıkartıldığını, tahsili için ... 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPAsıl davada davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile Kurum tarafından 18.02.2015 tarihinde 34.278,46 TL ödenen aylıkların iadesinin istenildiğini, bunun üzerine kendilerince menfi tespit davası açıldığını, bu yargılama devam ederken davacı Kurum tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine itiraz ettiklerini, davalının eşinin alkol düşkünlüğü sebebiyle 17.05.2005 tarihinde boşandıklarını, boşanmanın muvazaalı olmadığını, eş Salih'in alkol düşkünlüğünün azaldığını, davacı ikna olunca 04.04.2013 tarihinde eski eşi ile tekrar evlendiğini, durumun da Kuruma bildirildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum tarafından ifadesi alınan komşuların beyanlarından davacı ve eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, bu tespitin aksinin 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesine göre ispat edilemediği anlaşıldığından asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise 03.11.2021 tarihli celsesinde davacı Kurum tarafından takip edilmeyen dosyanın HMK. 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç ay içinde dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından 03.02.2022 tarihi itibari ile birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğinc esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Kurumun haksız olduğunu, müvekkili davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığını, kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması, birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.