Yargıtay, davalının vergi kaydı, banka ödemeleri ve kısmi sigorta bildirimi gibi delilleri göz ardı eden hizmet tespiti kararını eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme nedeniyle bozdu.
Özet: Davacının eksik bildirilen çalışma süreleri ve primlerinin tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermişken, Yüksek Mahkeme bu kararı bozmuştur; zira işverenin erken tarihli vergi kaydı, davacıya yapılan banka ödemesi, işverenin vergi mükellefi olarak görünen vergi tahsil makbuzları ve işverence davacının 2 aylık sigorta bildiriminin yapılması gibi hususlar dikkate alınmadığından, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme yapıldığı, davacının işe başlama tarihinin netleştirilmesi için tanık ifadelerinin yetersiz kaldığı belirtilerek yeniden araştırma yapılması gerektiği hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/221 E., 2025/105 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...’ın sahibi olduğu ... adlı işyerinde 15.09.2014 tarihinde teknik çizim elemanı olarak aylık 1.750 TL maaş ile çalışmaya başladığını, 15.09.2014 tarihinden 2015/12. ayına kadar bilfiil kesintisiz olarak çalışmış olmasına rağmen yalnızca 5 ay çalışmış olarak gösterildiğini, bu 5 aylık süre içinde de sadece 2 aylık primin ödendiğini ileri sürerek, davacının 15.09.20 14... .05.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitini ve eksik yatırılan primlerinin tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında hiçbir şekilde hizmet akdine dayalı bir iş ilişkisinin bulunmadığını, işyerinin Haziran 2015 döneminde faaliyete başladığını, davacının davalının işyerini açmasından önce yanına gelerek kuracağı şirkete sermaye koyarak ortak olmayı teklif ettiğini ve davalının da bu teklifi kabul ettiğini, ancak davacının hiçbir şekilde işyerinde çalışmadığını, işçi işveren ilişkisinin yaşanmadığını, işyerini davalının tek başına 01.06.2015 tarihinde açtığını, bu tarihten sonra taraflar arasında sözlü olarak 2 aylık bir deneme süreci belirlendiğini bu süre zarfında da davacının mağduriyet yaşamaması adına davacının sigortalı girişinin yapıldığını, bu sürenin sonunda da davacıyla anlaşılarak sigorta çıkışının yapıldığını, davacının hizmet dökümü incelendiğinde 30.09.2014 tarihine kadar başka bir işyerinde çalışmakta olduğunu, 2015/8. ve 2015/9. aylarda çalışmasının olmadığını, 01.10.2015 tarihinde başka bir işyerinde çalıştığını beyanla davanın reddini istemiştir.2. Feri müdahil Kurum vekili beyan dilekçesinde; davacının Kurum kayıtları dışındaki çalışma iddialarını kabul etmediklerini, Kurum kayıtlarının tetkikinde .... sicilli davalı ...işyerinin 01.06.2015 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, dava konusu döneme ait işyeri dönem bordrolarının mevcut olduğunu, davacının adının yer almıyor olmasının çalışmanın fiili ve gerçek olmadığını gösterdiğini, bu tür hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, hizmet tespiti sürelerinin ve bu sürelerdeki ücretlerin yazılı belgelere dayandırılmasının gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli kararı ile davacının 15.09.2014 - 31.05.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak davalı işyerinde sürekli çalıştığına dair iddiasını kanıtlayacak somut bir delil bulunamadığından davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile davalıya ait ....faaliyetleri işyerinin 01.06.2015 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, 02.10.2014 tarihinde mimarlık faaliyeti nedeniyle işe başladığına dair vergi dairesi yazısının bulunduğu, davacının 15.09.2014 - 30.09.2014 tarihleri arasında 15 günlük dönemde ... sicil sayılı dava dışı işyerinden bildirimlerinin bulunduğu, dinlenen davacı tanık anlatımlarının çalışma olgusunu kanıtlar mahiyette ve net olmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin22.09.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya kapsamına göre; her ne kadar davalı işyeri 01.06.2015 tarihinde kanun kapsamına alınmış ise de, davalı ...’ın 02.10.2014 tarihinden itibaren vergi kaydının faal olduğu, davacı tarafça dosyaya ibraz olunan banka kayıtlarına göre davalı tarafından davacıya 23.02.2015 tarihinde 650,00-TL. tutarında ödeme yapılmış olduğu, yine davacı tarafından sunulan 26.12.2014, 26.01.2015, 16.02.2015, 26.02.2015, 26.03.2015, 27.03.2015, 27.04.2015, 26.05.2015 tarihli ... Bankası Vergi Tahsil makbuzlarında vergi mükellefi olarak davalı ....’ın isminin yer aldığı hususları ile davalı tarafından davacının 2 ay süreyle Kuruma bildiriminin yapılmış olduğu da gözetildiğinde, verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.Yapılacak iş, davalı işyerinin vergi kaydı göz önüne alındığında, davacının hangi tarihte işe başladığının net olarak ortaya konulabilmesi için, yargılama sırasında dinlenen tanık ifadelerinin yetersiz kaldığı anlaşılmakla dosyada mevcut 15.03.2017 tarihli kolluk tutanağında bildirilen kamu tanıklarının ifadelerine ve uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinin kurulu olduğu binada görevli ve varsa yöneticilerinin tespit olunarak bunların da yeteri kadarının bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, tanık ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmeli ve elde edilecek sonuca göre taraflar arasındaki hukuki ilişki tam olarak ortaya konulmak suretiyle hüküm kurulmalıdır...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı 2...4 T.C. no'lu ...'in; 02.10.2014 - 31.05.2015 tarihleri arasında Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı ... ünvanlı işyerinde hizmet akdine istinaden, dönemin cari asgari ücreti ile toplam 240 gün çalıştığı ve bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinin kurulu olduğu binada görevli veya yöneticilerin tespit edilemediğini, davacının iddiasını bozma kararına uygun bir şekilde somut delillerle ispat edemediğini, davacı ile davalı arasında hizmet akdine dayalı ilişki bulunmadığını beyan etmektedir. 2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının çalışmasına ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan karar verildiğini, Kurum kayıtları karşısında davacının iddiasını yazılı delillerle ispatı gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 15.09.20 14... .05.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.