Yurt dışı hizmet borçlanması sonrası kısa süreli şüpheli çalışmaya dayalı yaşlılık aylığının durdurulması ve hizmet iptali kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı, Sosyal Güvenlik Kurumunun yaşlılık aylığını durdurma ve hizmet iptali işlemlerinin iptali ile aylığının yeniden bağlanması talebiyle açtığı davada, yurt dışında yaşayan kendisi ve eşinin kısa süreli ve şüpheli sigortalılık kaydı, iş yeri adresinde fiili faaliyet bulunmaması, hayatın olağan akışına aykırı durumlar ve kurum denetim raporu gibi delillerle fiili çalışmanın ispatlanamadığı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın reddi yönündeki kararlarının Yargıtay tarafından oy birliğiyle onanması sonucunda talepleri reddedilmiştir.

MAHKEMESİ: .... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/832 E., 2025/1829 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş MahkemesiSAYISI : 2023/136 E., 2024/164 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaşlılık aylığı durdurulması ve hizmet iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının tekrar bağlanması, ödenmeyen aylıkların işlemiş yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talep konusu dönemde çalıştığı iddia edilen dava dışı işveren ...'in iş yeri adresi olarak yer alan adreste yapılan kolluk araştırmasında binada bir iş yeri bulunmadığı, ... ismindeki bir şahsın tespit edilemediği, kuruyemiş işi yapan bir iş yerinin bulunmadığı, davacının eşi olan...'nin de 16.07.2019-18.07.2019 tarihleri arasında sigorta bildirimi yapıldığı ve iptal edilmiş olduğu, davacı ile eşi...'nin mernis adresinin ...olduğu, yurt dışında yaşayan davacı ile eşinin birlikte aynı gün aynı iş yerinde işe başlayıp 3 gün çalıştıktan sonra aynı gün işten ayrılmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 2000 yılına kadar yurt dışı hizmet borçlanması yapılarak sigorta kaydı yapılan davacının 2000 yılından 2019 yılına kadar hiçbir sigorta kaydı olmamasına rağmen 2019 yılında çalışmaya başlayıp 3 gün sonra işten ayrılmasının ve 16.07.2019-18.07.2019 tarihleri arasında sigorta kaydını yaptıran davacının kısa bir süre sonra 29.07.2019 tarihinde yurt dışı hizmet borçlanması yapılmasını talep etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmakla davacının denetim raporundaki tespitlerin aksini gösterir hiçbir delil sunamadığı, beraber çalıştığını iddia ettiği bir tanık ismi dahi bildiremediği, davacının eşi olan bordro tanığı...'nin de sigorta kaydının iptal edilmiş olması karşısında davalı Kurum tarafından davacının fiili çalışmaya dayalı olmadığı sabit olan sigorta bildirimlerinin iptal edilmesi yerinde olup (benzer yönde Yargıtay 10. H.D. 2023/8262 Esas, 2023/10007 Karar sayılı ilam) davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 59. ve 86., 96. maddeleri ile 09.09.2022 tarihli Kurum Denetmen Raporu, tanık beyanları, bilirkişi raporu, vergi yoklama fişi ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.