Tarım Bağ-Kur sigortalılığı başlangıç tarihinin tespiti talebinde, stopaj belgeleri ve yaş koşulu (18/22) uyuşmazlığına ilişkin bozma sonrası mahkeme kararının kanunların geriye yürümezliği ilkesi çerçevesinde temyizi.
Özet: Şeker pancarı ekicisi olan davacı, kesilen stopajlar nedeniyle tarım Bağ-Kur sigortalılığının daha erken bir tarihten itibaren başlatılması ve iptal edilen hizmet sürelerinin geçerli sayılması talebiyle dava açmış, davalı kurum ise tescil öncesi tarımsal faaliyetin sigortalılığa esas alınamayacağını savunmuştur; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay tarafından uyuşmazlık döneminde 2926 sayılı Kanunun 2. maddesindeki 22 yaş şartının geriye yürümezlik ilkesi gereği uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, ancak bozma sonrası ilk derece mahkemesi davacının 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren sigortalı sayılmasına karar vererek kısmen kabul yoluna gitmiş, bu yeni karar da davalı kurum tarafından temyiz edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/14776 E.  ,  2025/14817 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/107 E., 2025/176 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1998 yılı Ekim yılından itibaren pancar ekicisi olduğunu ve yapılan stopajların tarih ve miktarlarını gösterir müstahsil makbuzlarının işleme alındığını, 02.02.2023 tarihli hizmet belgesiyle teyit edildiği üzere 1999 yılı Ekim ayına ait 20.06.2000 tarihli 13.985.055 ETL tutarlı stopaja istinaden 01.06.2000 tarihinden itibaren sigortalı sayılan, müteakip stopajlara da başlangıçta hizmet verilen davacıya 01.05.1999 tarihinden itibaren hizmet verilmesi gerektiğini, davalı Kurum tarafından resmi kurum olan ... Fabrikasının resmi belgesindeki 13 yıla ait stopajdan 12'sine baştan hizmet verildiği halde 20.05.1999 tarihinde Kurumca tahsil edilen 14.332.897,00 ETL tutarlı 1998 yılı Ekim ayı ürün stopajına hizmet verilmemiş olmasının ve 2000 yıl Ekim ayıyla 2003 yılı Ekim ayı dışında devamlılık arz eden stopajlara verilen hizmetlerin sonradan iptal edilmesinin resmi belgelerin doğruluk karinesi sahipliğine ve 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve Anayasa'nın 60. maddesiyle tanınan sosyal güvenlik hakkından vazgeçilmezliği ilkesine aykırılık oluşturduğunu belirterek, 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi gereğince davacının en azından 01.05.1999 tarihinden itibaren 4/b sigortalı sayılmasını, 14.332.897 TL tutarlı 1998 yılı Ekim ayı pancar stopajına istinaden 01.05.1999 - 01.06.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına, tarımsal stopajlara bağlı olarak 01.06.2000 - 19.01.20 06... .06.2006 - 30.04.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında iptal edilen hizmetlerinin geçerli olduğunun tespitine, 03.02.2023 tarihli başvuruya 60 gün içinde cevap verilmemek suretiyle davalı Kurumun zımni ret işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 2926 sayılı Kanun’un 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde hangi kuruluşların kayıtlarının esas alınacağının belirlendiğini, bildirimsiz kalan sigortalılar için 2926 sayılı Kanun'da, 506 sayılı Kanun'un 79. ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmediğini, kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından başlayacağını, kayıt, tescil ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı tarım Bağ-kur sigortalılığının tespitinin söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2023 tarihli 2023/131 Esas, 2023/480 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2024 tarihli 2024/658 Esas, 2024/701 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece " Eldeki davada da 05.06.1981 doğumlu davacı yönünden 1998 Ekim ayı stopajına istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 05.06.1999 tarihi olarak kabulüne karar verilmişse de, uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre diğer koşullar yanında 22 yaşının doldurulması gerekmektedir. Daha sonra yaş koşulu 18 olarak değiştirilmiş ise de Kanunların geriye yürümemesi kuralı gözetildiğinde somut davada uygulama yeri bulunmamakla, Mahkemece, davacının 1998 yılı Ekim ayı pancar stopajına istinaden 01.05.1999 - 01.06.2000 tarihleri arasında ... Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına yönelik talebine ilişkin olarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." hususlarına işaretle karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ... ( 6...2 )'ün, 2929 sayılı yasa kapsamında 18 yaşını ikmal ettiği 05.06.1999 tarihinden itibaren 05.06.1999-31.05.2000 tarihleri arasında tarım bağkur (4/1-b) sigortalı sayılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozma kararına aykırılık teşkil ettiğini, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının devam eden tarımsal faaliyetine ve tevkifata istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında ... Bağ-Kur sigortalılığının tespiti, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve ... Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36. maddeleridir.
Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2014 tarihli 2013/21-620 E. 2014/203 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi “2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesi, Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılacağı, aynı Kanunun 5. maddesinde de Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5 maddede yer alan (Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) düzenlemesi ( 2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) şeklinde değiştirilmiştir.
Bu aşamada, değişikliğin yürürlük tarihi konusunun da incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre her kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırıdır.
Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, ..., 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... , Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, ... 2003, sh: 73).
Ancak, yeni kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır.
Nitekim 6270 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 maddesine eklenen 10. fıkra ile “24.7.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik, mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi karşısında, kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekir.
Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2006 gün ve 2006/10-367 E., 2006/386 K. sayılı; 06.04.2005 gün ve 2005/10-183 E., 2005/241 K. sayılı; 13.10.2004 gün ve 2004/10-528 E., 2004/533 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü değiştiren ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi; olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de söz konusu değildir. Bu nedenle, 4958 sayılı Kanun ile getirilen on sekiz yaşa ilişkin hükmün yürürlükten kaldırılmasının, değişiklik öncesi sürelere uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bozma ilamında açıkca belirtildiği üzere; 05.06.1981 doğumlu davacı yönünden 1998 Ekim ayı stopajına istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 05.06.1999 tarihi olarak kabulüne karar verilmişse de, uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre diğer koşullar yanında 22 yaşının doldurulması gerekmektedir. Daha sonra yaş koşulu 18 olarak değiştirilmiş ise de bu değişikliğin yürümemesi gerektiği hususu gözetildiğinde somut davada uygulama yeri bulunmamakla, Mahkemece, davacının 1998 yılı Ekim ayı pancar stopajına istinaden 01.05.1999 - 01.06.2000 tarihleri arasında ... Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına yönelik talebine ilişkin olarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,
Dasyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.