10. Hukuk Dairesi, kurumca iptal edilen sigortalılık çalışmalarının tescili talepli davada, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyularak verdiği davanın reddi kararını onayan temyiz itirazının reddi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta davacı, 2010-2012 yılları arasındaki 27 aylık sigortalılık süresinin iptaline ilişkin kurum işleminin kaldırılması ve çalışmalarının tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen dava, işyerinin faaliyeti, vergi kayıtları ve komşu işyerleri çalışanlarının araştırılması gerektiği gerekçesiyle Yüksek Mahkeme tarafından bozulmuştur; bozma sonrası yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş; davacının bu ret kararına ilişkin temyiz itirazları ise, kararın bozmaya uygun olduğu ve ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediği gerekçesiyle reddedilerek, ilk derece mahkemesinin davayı ret kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/291 E., 2024/281 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde fiilen çalışmasını sürdürdüğü 2010-20 11... yılının 3 aylık dönemindeki toplam 27 aylık sigortalılığının iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile 01.01.2010-31.03.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, denetmen raporunda çalışanların alınan ifadelerinin, çalışanların kimler olduğu konusunda sorulara verilen cevaplarda çelişki olduğunu, çalışma ve ödemelere ilişkin resmi kayıt ve belge sunulamadığını, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli 2021/205 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 13.09.20 23... /5750 Esas, 2023/8098 Karar sayılı kararı ile Mahkemece, önceki bozma içeriği gözetilerek, davacının sigortalı olarak bildirildiği dönemde iş yerinin açık ve faal olup olmadığı yönünde araştırmanın genişletilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm vergi kayıtları, yoklama fişleri, çalışma ve tespit tutanaklarının temin edilmesi gerektiği, diğer yandan vergi kaydının yolsuz tescile dayanıp dayanmadığının araştırılması gerektiği, bozma sonrası yargılamada, davalıya ait iş yerinden çalışması iptal edilmeyen kimse olmadığının ve komşu iş yeri tespiti yapılamadığının bildirilmesi karşısında, davacı yanın beyanı alınmak suretiyle çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve iş yeri çalışanlar (bordrolara geçmiş kişiler) saptanarak somut bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.Bozma sonrası Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının çalışmalarının ispat edildiğini, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının Kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.