Trafik kazasında yaralanan yolcunun sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatında maluliyet tespiti için uzman raporlarının değerlendirilmesi gerektiği.
Özet: Davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebinde, itiraz hakem heyetinin geçici bakıcı giderini kısmen kabul edip sürekli iş göremezlik tazminatını reddetmesi üzerine, davacı %12 maluliyet tespit eden adli tıp raporunu dayanak göstererek kararı temyiz etmiş, mahkeme ise çalışma gücü kaybı iddialarında zararın kapsamının belirlenmesi için maluliyetin, haksız fiil tarihindeki mevzuata uygun olarak adli tıp kurumları veya üniversite hastanelerinin ilgili bölümlerince oluşturulan uzman doktor heyetlerince tespit edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2025/6869 E.  ,  2025/12737 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/189-2023/192
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI: 2022/İHK-63559
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: K-2022/244476
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, 19.08.2020 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanıp maluliyetinin ve bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 24.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, geçici bakıcı gideri yönünden 1.937,25 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; Hakem Heyetince alınan 17.08.2023 tarihli rapora göre Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında davacının herhangi bir uzuv zayıflaması ve kaybının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, kaza tarihinde davalı ... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alındığı, maluliyet tespiti bakımından alınan 23.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davacının maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, davacının 25 gün bakıcı ihtiyacı oluşması nedeniyle 1.937,25 TL geçici bakıcı giderinin hesaplandığı gerekçesiyle davacının talebinin zorunlu trafik poliçesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine yönelik itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 1.937,25 TL geçici bakıcı giderinin 25.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru aşamasında sunulan ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.12.2021 tarihli raporun usule uygun şekilde düzenlendiğini, hükme esas alınan 23.01.2022 tarihli maluliyet raporunun denetime elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.12.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonucu yüzünde oluşan çöküklük, skar ve burun hattı deformasyonuna bağlı maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %12 olarak hesaplandığı, raporun iki adli tıp uzmanı ile bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından hazırlandığı, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da bilirkişi heyeti raporu alındığı, alınan 23.01.2022 tarihli rapora göre ise davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %0 olduğunun belirlendiğini, anılan raporun üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından 23.01.2022 tarihli rapora itibar edilerek davacının maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği 15.12.2021 tarihli maluliyet raporu (%12) ile İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan 23.01.2022 tarihli maluliyet raporu (%0) arasında bu haliyle farklılık mevcut olduğu anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince, 23.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuşsa da yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya raporlar arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır. Bunun yanında, hükme esas alınan 23.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun, kaza tarihinde (19.08.2020) yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmesi gerekirken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, bu haliyle de raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının maluliyet durumuna ilişkin alınan raporlar arasında oluşan çelişkiyi de giderecek şekilde içerisinde kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı ile plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.