6. Hukuk Dairesinin, ayıplı vibrasyon takozları kaynaklı makine arızalarından doğan maddi-manevi tazminat ve cari hesap alacağı davalarında, gizli ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle istinaf mahkemesince verilen red kararının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir makine üreticisinin tedarikçisinden aldığı ayıplı vibrasyon takozları nedeniyle makinelerinde arızalar oluştuğunu ve ticari zarara uğradığını ileri sürerek açtığı maddi ve manevi tazminat davası ile tedarikçinin cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali davalarının birlikte değerlendirildiği bir temyiz incelemesidir; mahkeme, davacı üreticinin takozlardaki ayıpları öğrendikten sonra Ticaret Kanununda öngörülen sürede ihbar yapmaması nedeniyle malları kabul etmiş sayıldığından tazminat taleplerini reddederken, tedarikçinin alacak davasını bilirkişi raporuna dayanarak kısmen kabul etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2702 E., 2025/816 K.BİRLEŞEN DAVA ANKARA 1. ASLİYE ... MAHKEMESİNİN 2014/1328 ESAS SAYISI: 2014/707 E., 2018/377 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ürettiği ...model silindirde davalı şirketten temin ettiği ... vibrasyon takozlarını kullandığını, müvekkilinin üretimini yaptığı makinaların tamamında davalı şirketten temin edilen vibrasyon takozlarından kaynaklanan arızaların meydana geldiğini, arızaların davalıya sözlü ve yazılı olarak defalarca iletildiğini, 11.07.2014 tarihli e-mail ile 09.09.2014 tarihli ihtarnamenin davalıya gönderildiğini, ticari itibarının zedelendiğini, yurt içi ve yurt dışında servise gidildiğini, bazı müşterilerin makinaları iade ettiğini, ileriye yönelik siparişlerin de iptal edildiğini, arızaların giderilmesi için düzenlenen servis formlarında sorunun aynı olduğunu, vibrasyon takozlarının koptuğunu, makinalarda bu sebeple farklı arızaların meydana geldiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiş, 27.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 15.126,00 TL olarak artırmıştır.2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında süre gelen ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğunu, borcun 26.788,16 TL'sini kabul ettiğini, 52.382,76 TL'sine itiraz ettiğini, davalının bir kısım malların ayıplı olduğunu iddia ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itiraz edilen kısım yönünden itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından 2011 yılından itibaren muhtelif tarih ve sayılarda olmak üzere toplam 596 adet vibrasyon takozlarının davacıya teslim edildiğini, davacıya teslim edilen vibrasyon takozlarının standart olarak üretilen ürünler olduğunu, müvekkili tarafından satılan ürünlerin ayıplı olmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, süresinden çok sonra ve hangi mal için olduğu belli olmayan ayıp ihbarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından üretilen makinalarda kullanılan davacıdan temin edilen vibrasyon takozlarının tamamının ayıplı olduğunu, makinalarda arızaların meydana geldiğini, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zarar nedeniyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;1. Asıl dava yönünden; davacının ayıp ihbarının TTK'nın 23/1-c ve TBK'nın 223/2 maddesi uyarınca süresinde yapılmadığı, davacının malı kabul etmiş sayıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, 2. Birleşen dava yönünden; alınan bilirkişi raporuna göre birleşen dava davacısının birleşen dava davalısından takip tarihi itibariyle 65.701,16 TL alacaklı olduğu, takipte itiraz edilmeyen 26.788,16 TL mahsup edildiğinde bakiye alacağın 38.913,00 TL olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;1. Asıl dava yönünden; davalı tarafından davacıya satışı yapılan ara ürün niteliğindeki vibrasyon takozlarının davacı tarafından üretilen makinalarda kullanılması sonucu makinalarda arızaların ortaya çıktığı, satıma konu vibrasyon takozlarının gizli ayıplı olduğu, ayıpların davacı tarafından düzenlenen 07.05.2014, 24.06.2014, 08.07.2014 tarihli servis formları ile öğrenilmesine rağmen derhal ihbar edilmesi gerekirken email ile 11.07.2014 tarihinde ve noter ihtarı ile 09.09.2014 tarihinde yapılan ayıp ihbarının süresinde olmadığı, süresinde yapılmayan ayıp ihbarı nedeniyle davacı tarafından malın kabul edilmiş sayılması nedeniyle davacının tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla asıl dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.2. Birleşen dava yönünden; davalı ... Sanayi ve ... AŞ'nin ticari defterlerinde kayıtlı olan 65.701,16 TL borç miktarından takipte kabul ettiği 26.788,16 TL borç miktarı mahsup edilerek 38.913,00 TL yönünden kabul kararı verilmiş olması, zarar yansıtmaya ilişkin faturanın birleşen davada davacı alacaklı ...Ltd. Şti'nin ticari defterlerinde yer almaması, bu fatura nedeniyle zarar talebinin asıl davada kabul edilmemesi hususları dikkate alındığında kabul edilen borç miktarı ve cari hesaba dayalı alacağın likit olması nedeniyle icra inkâr tazminatı usul ve yasaya uygun olmakla birlikte istinaf aşamasında birleşen davada davalı ... Sanayi ve ... A.Ş. hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi nedeniyle davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, İİK'nın 195. maddesi uyarınca, iflas tarihine kadar işleyen temerrüt faizleri, anaparaya ekleneceğinden asıl alacak tutarı olan 38.913,00 TL'ye, 14.10.2014 icra takip tarihinden itibaren iflas tarihi olan 23.07.2024 tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanan 61.283,48 TL işlemiş faiz alacağı ile ayrıca icra takip dosyasında yapılan 15.951,63 TL (25,20 TL başvurma harcı+15.801,73 TL vekalet ücreti+124,70 TL masraf olmak üzere toplam 15.951,63 TL) takip masraflarını talep hakkının bulunduğu ve bu alacakların masaya kaydının gerektiği, buna göre birleşen davada davacının masaya kaydı gereken alacak tutarının toplam 116.148,11 TL olduğu gerekçesiyle birleşen davada esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın bu miktar üzerinden kayıt kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik gerekçe ve eksik inceleme üzerine kurulduğunu, hüküm ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarında farklı değerlendirmelerin olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair değerlendirmenin somut duruma uygun olmadığını, davalı şirketten temin edilen takozların sayısı dikkate alındığında müvekkili şirket yönünden TTK'nın 23/1-c ve TBK'nın 223/2. maddelerinin uygulanamayacağını, ayıplı olduğu anlaşılan ürün sayısı yüzlerce olmasına rağmen tüm ürünler için tek değerlendirme yapıldığını, müflis şirketin icra takibine yaptığı itirazın gördüğü zarara ve yansıtma faturaya uygun olduğunu, yansıtma faturanın davalı tarafın ticari kayıtlarında yer almıyor olmasının itirazın kabul edilebilirliğini etkilemediğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada ayıp iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat, birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkin olup yargılama sırasında birleşen dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.