Yargıtayın resen araştırma ilkesi doğrultusundaki bozma kararı sonrası hizmet tespitine ilişkin verilen İş Mahkemesi kararının, davalı ve feri müdahil temyizleri reddedilerek onanması.
Özet: Hizmet tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçta reddettiği, ardından Yargıtayın çalışma koşulları, banka kayıtları ve tanık ifadelerinin detaylı incelenmesi yönündeki bozma kararı sonrası işçi lehine kabul ettiği karar; davalı işveren ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, temyiz edilen kararın bozmaya uygun olduğunu ve karşı taraf lehine oluşan kazanılmış hakları göz önünde bulundurarak, davalıların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulmadığı itirazlarını oy birliğiyle reddetmiş ve işçinin hizmet tespiti talebini kabul eden kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/75 E., 2025/282 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde; ... sıfatıyla net 2.300,00 TL aylık ücret karşılığında, 01.04.2016 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesini 14.12.2017 tarihinde haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürerek çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının, davalı firmada tam zamanlı ve süreklilik arz eden bir çalışması olmadığını, davacı ile müvekkili firma arasında sözlü olarak kısmi süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme gereği çalışmış olduğu günler bakımından SGK priminin müvekkili firma tarafından ödendiğini, hizmet tespiti davalarında fiili çalışma olgusunun varlığının şart olduğunu, davacının fiilen çalıştığı günlerle ilgili SGK'ya bildirim yapıldığını ve SGK priminin yatırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hizmet tespit davalarının kamu düzenine yönelik ücret tediye bordroları, dönem bordroları, sigortalıya ait şahsi sicil dosyası, vergi kaydı v.s belgeler Mahkemece celp edilerek incelenmesi, çalışma olgusu somut ve inandırıcı yazılı delillerle açıkça ortaya konulması gerektiğini belirterek davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli 2022/92 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli 2023/1149 Esas, 2023/12496 Karar sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairenin 06.12.2023 tarihli 2023/8084 Esas, 2023/12496 Karar sayılı ilamında; Mahkemece öncelikle, re'sen araştırma ilkesi gereğince aynı dönemde işyerinde çalışan ve bordroda kayıtlı olan çalışanlar ve gerek duyulması halinde komşu işyeri tanıkları tespit edilerek davacının çalışma şekli, süresi, işyerinde kimden emir ve talimat aldığı konularında yeteri kadarının bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiği, varsa beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmesi gerektiği, davacı yanın hesap hareketlerini ihtiva eden banka kayıtlarını içeren cd nin çözümü yaptırılarak, davalı işveren tarafından davacıya yapıldığı ileri sürülen ödemelerin varlığının araştırılması gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiğini, davanın ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalıştığı dönemlere ilişkin bildirimlerin yapıldığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Fer'i müdahil Kurum ve davalı şirket vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi