Yargıtayın, davacı ve davalı şirket arasındaki işçi-işveren ilişkisinin tespiti ile prime esas ücretin belirlenmesi davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararını onaması.
Özet: Davacının, davalı şirkette uzman olarak fiilen çalıştığı döneme ilişkin hizmet tespiti ve prim esas kazancının belirlenmesi talebiyle açılan davada, davalı şirket davacı ile işçi-işveren ilişkisi olmadığını, davacının kendi şirketi aracılığıyla fatura karşılığı hizmet sunduğunu ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi davayı kabul etmiş, Yargıtay ise davalı şirket ve feri müdahil vekillerinin, davacının kendi şirketi üzerinden hizmet verdiği, sigortalı bir iş ilişkisi bulunmadığı yönündeki temyiz itirazlarını reddederek, bölge adliye mahkemesinin kararıyla usul ve kanuna uygun bulunan hizmet tespiti ve prim esas kazancın belirlenmesi hükmünü onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/9970 E.  ,  2025/14804 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/599 E., 2024/1681 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/134 E., 2022/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 27.04.2018 tarihinden 08.08.2019 tarihine kadar davalı şirkette ... Uzmanlığı görevinde 12.821,00 TL brüt, ... ve ... Uzmanlığı görevinde 12.821,00 TL olmak üzere brüt 25.642,00 TL ücretle çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirket çalışanı olmadığını, müvekkili hastane davacının sahibi olduğu şirketten fatura karşılığı hizmet aldığını, yalnızca, taraflar arasında bir işçi işveren ilişkisi kurulmadığını, dava dışı 3. kişi tüzel kişi şirketten hizmet alan müvekkili ile ... arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bunun dışında davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir suretle işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, hali hazırda emekli olan davacının, sigortalı bir işte çalışarak, emekliliğine katkı sağlaması söz konusu olmayacağından davacının bu sebep ile de, sigortalı bir işte çalışmak yerine, kurduğu şirket üzerinden ticaret yaparak daha fazla bir kazanç elde etmeyi tercih ettiğini, davacının kesmiş olduğu faturaların karşılığı da müvekkili şirket tarafından da ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun sıfatının fer'i müdahil olduğunu, yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defide bulunduklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette sigortalı çalışmak yerine, kendi kurduğu şirket ile ticaret yaparak kazanç elde etmeyi hedeflediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, davanın reddi gerektiğini kararın usul ve kanuna hükümlerine aykırı olduğunu belirtmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hizmet başlangıcını geriye götürme amacında olduğunu, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, eksik inceleme yapıldığını, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve kanuna hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum ve davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.