Kredi sözleşmesinden kaynaklanan 400.000 USD alacak ve iflas yoluyla takipte itirazın kaldırılması talebiyle açılan davada bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bir kredi sözleşmesinden kaynaklanan 400.000 ABD Doları ve faiz alacağının ödenmemesi üzerine alacaklının başlattığı iflas yoluyla adi takibe borçlunun itiraz etmesiyle başlayan davada, borçlunun önceki bir sözleşme ve muhasebe kayıtlarındaki farklılıkları gerekçe göstererek yaptığı savunmalara rağmen, itirazın kaldırılması ve iflas kararı verilmesi talebine yönelik bölge adliye mahkemesinin borçlu istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı, temyiz incelemesi sonucunda hukuka ve usule uygun bulunarak onanmış, böylece borçlunun temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/2601 E.  ,  2025/3837 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/360 E., 2025/884 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 16.04.2018 düzenleme tarihli kredi sözleşmesi uyarınca davalının ödemesi gereken 400.000,00 ABD doları ve işlemiş faiz alacağının vadesi gelmesine rağmen ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine iflas yolu ile adi takibe geçildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının aralarındaki sözleşmelere aykırı davranarak ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilini oldukça büyük zarara uğrattığını ileri sürerek itirazın kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davalı şirkete borcu bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeye göre tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.-
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiyi belirleyen temel sözleşme niteliğinde olduğundan 14.12.2017 tarihli "..." isimli sözleşmenin esas alınması gerektiğini, davacının ödediği dava konusu bedelleri geri isteme hakkından feragatini içeren 14.12.2017 tarihli sözleşmenin taraflar arasında asıl ve temel sözleşme olduğu konusunda davacının ikrarının bulunduğunu, ifada sıra kuralı gereği davacının önce kendi edimini ifa etmesi gerektiğini, ayrıca sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre davacının daha sonra ifa etme hakkı olmadığını, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında davacı şirkete borçlu olarak gözüküyor olmasının sebebinin, dosyada mübrez dilekçelerinde açıkladıkları üzere Türk muhasebe sistemindeki tüzel kişilerin defterlerinde geri alınamaz borç kaydı şeklinde bir işlem kaydının olmamasından kaynaklandığını, davacı şirkete ait defter ve kayıtlar da incelenmesi durumunda bu durumun tam tersinin açıklığa kavuşmuş olacağını, yani ödenen bedelin sondaj maliyeti olduğunun ve bunun 14.12.2017 tarihli sözleşmenin 6.1 hükmüne göre geri talep edilemeyeceğinin ispat edilmiş olacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nun 154. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlunun iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir..
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.