Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasında, birden fazla sigortalılık dönemi çakışması halinde baskın çalışmanın tespiti gerekliliğini vurgulayan Yargıtay bozma kararı.
Özet: Davacı tarafından belirli tarihler arasında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istenen davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kabul ve onama kararları, Yargıtay tarafından bozulmuştur; zira davacının farklı sigortalılık statülerinde çakışan hizmetlerinin bulunduğu döneme ilişkin "baskın sigortalılık" araştırması yapılmadan hüküm kurulması, sosyal güvenlik hukukundaki teklik ilkesine ve ilgili kanun maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/905 E., 2024/1927 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 33. İş MahkemesiSAYISI : 2022/259 E., 2023/7 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; ... tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.1-Dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının 02.08.2003 tarihinden önce Kuruma intikal eden giriş bildirgesi bulunmasına ve şirket ortaklık kayıtlarına göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, “sosyal sigortalarda çokluk”, bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, “yararlanmada ve yükümlülükte teklik” ilkesi egemen olup, buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz ve çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü kanun hükümleriyle engellenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır. Şu durumda 506 sayılı (hizmet akdine dayalı olarak işveren/işverenler tarafından çalıştırılma) ve 1479 sayılı (hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma) Kanunlar kapsamında veya 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak; 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir. 2-Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, 24.08.1998-04.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalı olduğunu iddia eden davacının 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında, 12.08.1998-01.11.1999 tarihleri arasında ise 506 sayılı Kanun kapsamında kesintili hizmetlerinin bulunduğu anlaşılmakla, çakışan 24.08.1998-01.11.199 arası dönem yönünden, baskın çalışmaların araştırılıp sonucuna göre hüküm verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.