7. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet davasında, temyiz süresi hatası sonrası zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine, kaçak eşyanın ise müsaderesine oy birliğiyle karar verdi.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, ilk mahkûmiyet kararından itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu nedenle davanın düşmesi gerektiği halde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunması üzerine, yerel mahkeme hükmü bozulmuş, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, ancak davaya konu kaçak eşyanın müsaderesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/572 E. 2023/57 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşmeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereğince temyiz süresi 1 hafta olduğu halde, temyiz süresinin 15 gün olarak bildirilerek katılan vekilinin ve sanığın yanıltıldığı cihetle temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 05.12.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.