Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hapis cezası ertelenen sanığın mahkûmiyet kararındaki adli para cezası ve hak yoksunluğu hatalarını savcılık görüşüne aykırı olarak düzelterek onadı.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü inceleyen yüksek mahkeme, yerel mahkemenin hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezasını yeterli ve yasal gerekçe göstermeksizin alt sınırdan uzaklaşarak fazla belirlemesini ve kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kanunen uygulanamayacak hak yoksunluklarına hükmetmesini yasaya aykırı bulmuş; ancak bu eksikliklerin yeniden yargılama gerektirmemesi sebebiyle, hatalı adli para cezası miktarını ve hak yoksunluklarına ilişkin kısmı düzelterek, hükmün diğer yönleriyle usul ve yasaya uygun olduğuna karar verip düzeltilerek onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/38501 E.  ,  2025/14445 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/979 E., 2020/1511 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesinde öngörülen ceza miktarının 1 yıldan 7 yıla hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına ilişkin olduğu, sanık hakkında hüküm kurulurken hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği hâlde adli para cezasının, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2. Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 53/1. maddesinde yer verilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi gereği temel cezanın belirlendiği paragrafta yer alan "150"; aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulandığı paragrafta bulunan "125" ve aynı Kanun'un 52. maddesinin uygulandığı paragrafta bulunan "2.500" ibarelerinin hükümden çıkarılması ve yerlerine sırasıyla "5"; "4" ve "80,00" ibarelerinin eklenmesi; ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulandığı paragrafın hükümden tamamen çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.