Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanıklar ile katılan vekilinin istinaf sonrası temyiz istemlerini esastan reddederek hükümleri onadığı kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanıklar hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz başvurularını incelemiş olup, mala zarar verme suçuna ilişkin başvuruları kanunen temyiz edilemez nitelikte olmaları nedeniyle reddederken, hırsızlık suçuna ilişkin temyiz başvurularını esastan değerlendirerek, bölge adliye mahkemesinin kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiş ve sanıklar ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz taleplerini reddederek hükümleri onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/3428 E.  ,  2025/19929 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1309 E., 2020/1881 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
Katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafileri, sanıklar ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, “ eksik araştırma yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına' ilişkin olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin ise, "verilen cezaların üst hadden verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ve müdafileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.