İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka davasında, tescilli ... ibaresine tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla maddi tazminat ile ihlalin durdurulması talep ediliyor.
Özet: Davacı şirket, 02.01.2006 tarihinden itibaren gıda ve içecek hizmetleri sınıfında tescilli "..." ibareli markasının tek yasal sahibi olduğunu öne sürerek, davalının bu ibareyi ticari faaliyetlerinde, tabelalarında, reklam ve sosyal medya paylaşımlarında izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullandığını iddia etmektedir; davalının eylemlerinin 6769 sayılı Kanun uyarınca marka tecavüzü ve 6102 sayılı Kanun gereğince haksız rekabet teşkil ettiğini, markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, dolayısıyla tüketicilerde iltibas yarattığını vurgulayarak, bu tecavüzün durdurulmasını, ürünlerin imhasını, maddi, manevi ve itibari zararlarının tazminini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/270 KARAR NO : 2026/12DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ : 12/10/2018KARAR TARİHİ : 15/01/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkememiz asıl dava dosyasında;Dava Dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisinin müvekkili şirketi 07.07.2004 tarihinde devraldığını, şirketin eski ticaret unvanının “...” olduğunu ve 12.11. 2010 tarihinde şu anki ismi olan “... Şirketi” olarak tescil edildiğini, şirket yetkilisinin 26.07.2004 tarihinde Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin Tebliğ’in ... Sınıfları bakımından müvekkili şirket adına “... köfte adem usta” marka başvurusunda bulunduğunu, ancak bu başvurunun tescil ücretinin süresinde ödenememesi sebebi ile marka bakımından müddet kararı verildiğini, daha sonra, 02.01.2006 tarihinde tek hak sahibi olduğu “...” ibaresi için marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... Sınıf olan; “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri snack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri... Geçici konaklama hizmetleri: Otel, motel, tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri” bakımından Müvekkil şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu’nda ... kod numarası ile tescilli olduğunu, marka başvurusunda bulunulduğu 02.01.2006 tarihinden itibaren müvekkili şirket adına koruma altında olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibaresi bakımından .... Sınıfta yukarıda tanımlanan hizmetler yönünden tek hak sahibi olduğunu, müvekkili firma tarafından, davalı yanın “...” ibaresini vurgulamak sureti ile ticari faaliyet gösterdiğinin, yiyecek-içecek hizmeti sağlanan işletme tabelalarında, panolarında ve reklam vasıtalarında işbu ibareyi kullandığının tespit edildiğini, davalı yanın müvekkili firmaya ait markaları kendi markası gibi gösterdiğini, tecavüze konu “...” ibaresi ile faaliyet yürütülen ve yeme-içme hizmeti sağlanan işletmelere ait tabela, pano ve reklam vasıtalarında tecavüze konu “...” ibaresini kullandığını, ve sosyal medya aracılığıyla da vaki işletmenin tanıtımını yine tecavüze konu “...” ibaresiyle yaptığını, tecavüz fiillerinin tespit edilmesi üzerine davalı yana ... 15. Noterliği’nden sadır ... Tarih ve ... Yevmiye Sayılı ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı yanın haksız ve kötü niyetli kullanımlarını sürdürdüğünü, davalı yanın “...” ibaresini kullanımının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili firmanın marka hakkından doğan haklarının ihlal edildiğini, bu eylemlerin 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu hükümleri uyarınca müvekkil firmanın tescilli marka korumasından doğan haklarına tecavüz ve 6102 sayılı türk ticaret kanunu gereğince haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı kullanımları ile Müvekkil firmaya ait bulunan markanın tüm karşılaştırma unsurları bakımından birebir aynı olduğunu ve aynı sektörde kullanıldığını, müvekkili firmaya ait markanın sektördeki tanınmışlığı da dikkate alındığında; davalı yanın basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekirken ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek olan ... ibaresini tercih etmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, markalar arasında, görsel-işitsel-anlamsal-kavramsal benzerlik bulunduğundan bahisle , davalı yanın haksız kullanımları sebebi ile; öncelikle teminatsız olarak aksi halde teminat mukabilinde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca tecavüzü havi kullanımlarını yoğun olarak gerçekleştirdiği davalı yanın işyeri tabelasının huzurdaki dava neticelenene kadar indirilmesini ve davalı yanın “...” ibaresini tanıtım vasıtaları, internet, fatura vb. tüm mecralarda kullanılmasının tedbiren önlenmesine, dava neticelendiğinde ise ilgili ürünlerin imhasına; fazlaya ilişkin hak ve alacağımız saklı kalmak kaydı ile, davalının tecavüz fiillerinden mütevellit müvekkillerinnin uğradığı maddi, manevi ve itibari zararların tazminine ve fazlaya dair her türlü hak ve alacak saklı kalmak üzere5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili firma adına .... Sınıfta tescilli ... tescil numaralı “...” ibareli marka bakımından; davalının adı geçen markalara ve alan adına vaki tecavüzün tespiti, men’i, durdurulması ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, men’i, durdurulması ve önlenmesine, müvekkili firmanın ... tescil numaralı “...” ibareli markası nedeni ile ve bu ibare bakımından gerçek ve tescilli hak sahibi olduğundan, davalı yanın “...” ibaresini hukuka aykırı olarak kullanmakta olduğu işyeri tabelasının kaldırılmasına ve davalı yanın “...” ibaresinin kullanımının önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Cevap Dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iş bu dava ile kendisine hak sız bir şekilde yarar sağlamaya çalıştığını, davacı şirketin davaya konu "..." ibareli marka için 2006 yılında başvuru yaptığını, ancak davalı müvekkil şirketin ... isimli cafe & restaurant tarzındaki işletmesinin ... ilinde 2005 yılında faaliyete başladığını, müvekkili şirketin 13 yıldır Samsun ilinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin davacının marka tescilinden önce bu ibareyi kullandığını, müvekkili şirketin aslında davacıdan daha eskiye dayalı kullanımının söz konusu olduğunu, davacının iddialarının aksine dava konusu markanın müvekkili tarafından tanınmış hale getirildiğini, müvekkili şirketin işlettiği ... 'nin Ağustos 2018 tarihinde Twitter’da tüm Türkiye'de de ...olduğunu, davacının iddialarının hiç birinin sağlam bir temeli olmadığını, müvekkili tarafından davacının markasına yönelik bir tecavüzün söz konusu olmadığını, davacı tarafın tescilli olan markasının ... markası olmadığını, davacının tescilli markasını eklemeler yaparak farklı bir şekilde kullandığını, bu hususu dava dilekçesinde de ikrar ettiklerini, davacı tarafın sosyal medya hesaplarında da ... ismini kullandığını, davacının ... ve... ibarelerini kullandığını, davacının her ne kadar ... ibaresi yönünden tescilli markası olsa da, davacı taraf bu markayı hiç bir zaman tek başına kullanmadığını, ... olarak değil, ancak ... olarak bilinir hale geldiğini, bu halde ,... olarak tanınmış hale gelmiş olmasının mümkün olamayacağını, davacı adına tescilli ... tescil numaralı “...” ibareli marka ile davacının kullanımlarının birbirinden farklı olduğunu, dolayısıyla bu kullanıma dayanılarak marka korunmasından yararlanmasının da mümkün olmadığını, bahsi geçen "..." ibaresi için ...başvuru numarası ile bir başvuru yapıldığını, bu başvurunun tescil aşamasına kadar geldiğini ancak bu başvurunun tescil edilmediğini, davacı adına tescilli ... tescil numaralı markanın esaslı unsurunun ... ibaresi olduğunu, özellikle markaya eklenen.. ibaresinin ... ibaresi ile birlikte daha fazla ayırt ediciliğe sebep olduğunu, dolayısıyla davacının kullanımındaki esaslı unsurun hem ... ibaresi hemde ... ibaresi olduğu, bu nedenle davacının tescilli markasını değil, tamamen farklı unsurlar içeren ancak marka olarak tescili bulunmayan ibareleri kullandığının açık olduğunu, davacı tarafın, davaya konu markayı kesintisiz bir şekilde dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıl boyunca Türkiye'de ciddi biçimde kullandığını kanıtlaması gerektiğini, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımı neticesinde de .... ibaresinin bilinen ve tanınan bir ibare haline geldiğini, markaya tecavüzün koşullarının oluşmadığını, müvekkilnin tamamen kendi çalışması neticesinde işletmesini büyüttüğünü, tanınan ve bilinen bir işletme haline geldiğini, davacının ...ismi ile yaptığı iş, köftecilikle sınırlı bir iş olup davalı müvekkilinin ise ... olarak her türlü yiyecek ve içecek hizmeti verdiğini, yapılan işlerin aynı olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin yaptığı iş ile davacıyı zarara uğratmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacı tarafın işletmesi ile davalı müvekkilinin işletmesinin tamamen farklı illerde olduğunu, ... ilindeki bir işletme ile İstanbul ilindek... hizmetinin zarar görmesinin mümkün olmadığını beyanla; davacı tarafın davaya dayanak olarak gösterdiği ... tescil numaralı “...” ibareli markayı kullanmadığını, tamamen farklı ibare ve şekiller kullandığını, davacının kullanmadığı bir marka üzerinde hak iddia ettiğini, müvekkilinin davacının marka tescilinden önce .... ibaresini kullandığını, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımdan dolayı haklarının bulunduğunu, markadan haksız bir şekilde yararlanmanın söz konusu olmadığını, müvekkilinin ... ibaresini kullanmasından dolayı davacı tarafın herhangi bir zararının söz konusu olmadığını ve tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... E. Sayılı dava dosyasının işbu davada, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının işbu davaya dayanak olarak gösterdiği ... tescil numaralı “...” ibareli markayı kullanmamasının def'i olarak ileri sürülmesinden dolayı, davacının bu markayı kullanmadığının tespitine, ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Birleşen ... 1.FSHHM'nin ...karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, Davalı adına TPE nezdinde ... numarası ile tescilli "..." ibareli bir markasının bulunduğunu, bu markanın ...sınıftan yani yiyecek ve içecek hizmetleri, restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri vb hizmetler yönünden kullanılması gerektiğini, davalının dava tarihinden geriye dönük 5 yıldan daha uzun süredir Türkiye de ciddi biçimde kullanılmamış olması ve markanın tescilli olduğu sınıfta bulunan ürünleri kapsamaması nedeni ile davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın Sınai Mülkiyet kanunun 9.maddesi gereğince tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete tebligatın çıkarıldığı ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.Deliller:- Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.Bilirkişi Raporu:14/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Birleşen dava yönünden; Davalıların tescilli markasında markanın asıl unsuru ... ibaresi olup bu ibare markanın ayırt edici unsuru olmakla davacının sunduğu deliller bir. bütün olarak değerlendirildiğinde ... olarak yiyecek ve içecek sınıfında kullanımının Markanın ayırt edici unsuru değiştirilmeden kullanım şeklinde olduğu ve bu çerçevede tescilli markanın vaki şekildeki kullanımının da markayı kullanımı sayılması gerektiği, bu kullanımların 5 yıllık sürede olup olmadığı hususunun ise davacı ticari defteri de incelendiğinde tespit edilebileceği, buna mukabil markanın geçici konaklama hizmetlerinde kullanılmadığı bu çerçevede “Geçici konaklama hizmetleri: Otel, motel , tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri...” sınıfı açısından kullanmama nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, Asıl dava yönünden; davacıya ait markada yazı unsuru ... şekil unsuru ise daire içerisinde... ve ... harfterinden oluşturulan şekildir. Markanın asıl unsuru ... ibaresi olup davalı kullanımında da ... ibaresi asıl unsur olarak kullanılmakta olup vaki kullanımın okunuş, görünüş ve telafuz yönünden yiyecek içecek sektörünün alıcıları arasında her iki marka arasında bağlantı kurulmasına yol açacak şekilde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının kullanımının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde olduğu bu çerçevede geçici konaklama hizmetleri yönünden benzerlik olmadığı yiyecek ve içecek hizmetleri yönünden kullanımın iltibasa sebebiyet vereceği, SMK 29/2 çerçevesinde kullanmama def'i yönünden; Davalının tescilli Markasında markanın asıl unsuru ... ibaresi olup bu ibare markanın ayırt edici unsuru olmakla davacının sunduğu deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde ... olarak yiyecek ve içecek sınıfında kullanımının markanın ayırt edici unsuru değiştirilmeden kullanım şeklinde olduğu ve bu çerçevede tescilli markanın vaki şekildeki kullanımının da markayı kullanım sayılması gerektiği, bu kullanımların 5 yıllık sürede olup olmadığı hususunun ise davacı ticari defteri de incelendiğinde tespit edilebileceği, buna mukabil markanın — geçici konaklama hizmetlerinde kullanılmadığı bu çerçevede “Geçici konaklama hizmetleri: Otel, motel, tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri...” sınıfı açısından kullanmama def'inin ileri sürülmesinin mümkün okduğu, Davaya konu olayda sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiği, Sayın Mahkemece davalı eyleminin hem SMK'ya hem de TTK'ya aykırılık teşkil ettiği ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği kanaatine varılması halinde ise ihlal olunan hakların yarışacağı ancak taleplerin yığılmayacağı, Dosyada davacının maddi tazminat talebini hangi seçeneğe dayandırdığı belirtilememiş olduğundan herhangi bir tazminat hesaplamasının yapılamadığı, davacı tarafça tazminat seçeneği belirtildikten ve heyetimize ticari defter incelemesi için mali bilirkişi atandıktan sonra maddi tazminat hesabının yapılabileceği"ne dair kanaatlerini bildirmişlerdir. Birleştirme Kararı: ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 04/12/2018 tarihli kararı ile mahkememiz ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce verilen İlk Karar: "Asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair" karar verildiği anlaşılmıştır. İstinaf İlamı: :Mahkememizin 2018/477 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Daire'sinin 04/12/2022Tarih, ...Esas- .. Karar sayılı ilamı ile "Markanın yiyecek ve içecek hizmetleri sınıfında marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılıp kullanılmadığı yönünden CD delili ve sosyal medyadaki markasal kullanımlarının tarihlerini ve görselleri içerir denetlenebilir ek rapor alınması ve birleşen dosya davacısı ... şeklindeki kullanımın, markanın tescilli olduğu şekilde kullanım kabul edilemeyeceğini savunduğundan bu yöndeki iddianın da değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediği" denilerek hükmün kaldırıldığı ve mahkememizin 2022/270 Esas Sayılı dosyasında yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.İstinaf sonrası yapılan işlemler: - Türk Patent ve Marka Kurumuna yazılan müzekkereye cevap verildiği,... tescilli markaya ilişkin, kullandıkları ürün ve hizmet listelerini, tescil tarihlerini, koruma sürelerini, renkli ibarelerini ve tescil belgesindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı renkli sicil kayıtlarının gönderildiği ve dosyamız arasına alındığı anlaşıldı. - Dosyanın İstinaf İlamı doğrultusunda; birleşen dava yönünden bilirkişilere tevdi edilerek rapor alındığı anlaşılmıştır. Bilirkişi Ek Raporu: 17/05/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu; "Kök rapordaki kanaatlerimizin aynen geçerli olduğu, birleşen dava yönünden; davalının tescilli markasında markanın asıl unsuru ... ibaresi olup bu ibare markanın ayırt edici unsuru olmakla davacının sunduğu deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde yukarıdaki şekildeki kullanımın markanın ayırt edici unsuru değiştirilmeden kullanım şeklinde olduğu ve bu çerçevede tescilli markanın vaki şekildeki kullanımının da markayı kullanım sayılması gerektiği , buna mukabil teknik inceleme kısmında asıl davanın davacısının ... ibaresini internette, sosyal medyadaki kullanımı, sunduğu delillerden yiyecek ve içecek mal ve hizmet sınıfında kullandığı buna mukabil geçici konaklama hizmetlerinde kullanılmadığı bu çerçevede “Geçici konaklama hizmetleri: Otel, motel , tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri...” sınıfı açısından kullanmama nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir. Taraf vekillerinin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz ettikleri anlaşılmakla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesine dair ara kurulduğu ve dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine gönderildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi Raporu: 29/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu; "... arama motoru üzerinde “...” ifadesi aratıldığında Davacıya ait ... hesabının “...” adı ile ilk sonuç sayfasında, davalıya ait ... web sitesinin ise “...” adıyla ikinci sonuç sayfasında yer aldığı, Davacıya ait web sitesinin bulunmadığı,“kofteorjin” adlı instagram hesabının “Ekim 2018” tarihinde açıldığı, ilk paylaşımını“1 Kasım 2018” tarihinde yapıldığı, davacıya ait “...” adlı ... hesabının ise “1 Kasım 2018 “tarihinde kullanılmaya başladığı, Davalıya ait ... web sitesinin ulaşılabilir ilk Web Arşiv kaydının “Nisan 2011” tarihine ait olduğu, “...” kullanıcı adlı ... hesabının “Temmuz 2015” yılında açılmış olduğu, ilk paylaşımını “31 Ağustos 2015” tarihinde yaptığı, davalıya ait “...” adlı ... hesabının ise “12 Ağustos 2011 “tarihinde yayına alındığı, Davacının 2018 yılından, davalının ise 2011 tarihinden itibaren ... adını kullanarak internet ortamında yer aldığı, Davacı Firmanın “...” markasını kullanmayıp, “”...” markasını kullandığı Davalı Firmanın “...” markası kullandığı, Davacı ve Davalı Firmanın aynı sektörde (yiyecek, içecek) hizmet verdiği, her iki firmanın da ortalama tüketiciye hitap ettiği, her iki firmanın da şubelerinin olmadığı, farklı illerde hizmet verdiği, Davacı / birleşen davanın Davalısı tarafın, dava konusu ... markasını tescil kapsamı içinde kalan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde” dava tarihinden önceki 5 yıl içinde ciddi olarak kullanımı olduğu, “...” ibareli kullanımlarının markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden yapılan kullanımlar olduğu, kanun aradığı markasal kullanımın gerçekleştiği; dava konusu ... sayılı ... markasının iptal koşullarının oluşmadığı"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava ve uyuşmazlık; Asıl davanın markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ve tazminata, birleşen davanın ise markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, yargılama sırasında; asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı-birleşen dosyadaki davacı vekili tarafından; davalının markasının ... olarak tescilli iken ...ibaresi ile kullanmasının markanın tescil edildiği şekilde kullanımı olarak kabul edilemeyeceğini, markanın 5 yıl süre ile Kanun'un aradığı şekilde kullanımının gerçekleşmediğini, kısmen kullanımın değerlendirmediğini, kullanmama yönünden delillerin yeterli olmadığını, TPMK itiraz kararında kullanımı kabul etmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını ileri sürülerek istinaf edildiği, istinaf başvurusu üzerinde İstanbul BAM 16.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile davacı birleşen dosyada davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı, esas dosya yönünden verilen kararın kesinleşmiş olduğu, birleşen dosya yönünden davalı birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği anlaşılmakla birleşen dosyada kullanmama nedeniyle iptal davası yönünden yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak ele alındığında; taraflar arasındaki esas dava davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve sair taleplere ilişkindir. Mahkememizin 2018/477 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine ilişkin hükmün davacı tarafça süresinde istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleştiği anlaşılmakla esas dava yönünden açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.Birleşen davada davacı tarafça açılan kullanmama nedeniyle iptal davası yönünden yapılan incelemede davacının iddiasının TPMK nezdinde birleşen dosyada davalısı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptalinin talep edildiği, TPMK kayıtları incelendiğinde birleşen dosyada davalı adına tescilli bulunan ...tescil numaralı "..." ibareli markanın ... Sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden birleşen dosyada davalı adına tescilli olduğu, dosya kapsamında istinaf öncesi ve istinaf sonrası alınan bilirkişi raporlarında davalının 2011 tarihinden itibaren "..." ibaresini markasal olarak kullandığı, davalının kullanımlarının yiyecek ve içecek hizmetlerinin sağlanması konusunda olduğu ve buna ilişkin ciddi kullanımlara ilişkin delillerin dosyaya sunulduğu, davalının internet ortamında ve dosyaya sunmuş olduğu fotoğraflarda "..." ibaresini markasal olarak kullandığı ancak davalı adına tescilli markanın bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere geçici konaklama hizmetlerinde kullanılmadığı anlaşılmakla iptal davası yönünden açılan davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.Yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı ...+ şekil ibareli markanın geçici konaklama hizmetleri, otel, motel, tatil köyü, pansiyon vb. hizmetleri, çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri yönünden iptaline, iptal kararının dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl önceden başlamak üzere etkili olmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Asıl dava yönünden davanın REDDİNE, a)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin yatırılan 512,33 TL'den mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan 94,37 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, b)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan maddi tazminat talebi yönünden asıl davalı vekili yararına 55.000,00 TL vekalet ücretinin asıl-davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren asıl-davalıya verilmesine,c)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan manevi tazminat yönünden asıl davalı vekili yararına 55.000,00 TL vekalet ücretinin asıl davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren asıl davalıya verilmesine, d)- Asıl-davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,e)-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,2-Birleşen dava yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, ... tescil nolu ... ibareli markanın geçici konaklama hizmetleri, otel, motel, tatil köyü, pansiyon vb. hizmetleri, çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri yönünden iptaline, iptal kararının dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl önceden başlamak üzere etkili olmasına,Fazlaya ilişkin talebin reddine,a)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcından, peşin yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın birleşen dosya davalısından tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca birleşen dosya davacısı vekili yararına 55.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalısından alınarak kendisini vekille temsil ettiren birleşen dosya davacısına verilmesine,c)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca birleşen dosya davalısı vekili yararına 55.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak kendisini vekille temsil ettiren birleşen dosya davalısına verilmesine,d)- Birleşen dosyada davacı tarafından yapılan; 12.000,00TL bilirkişi ücreti ve 141,50 TL posta gideri, 524,25TL Peşin Harç, 71,80 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 12.737,55 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.368,775 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısından alınarak, birleşen dosya davacısına verilmesine, kalan kısmın birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına,e)-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadeDair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026Katip ...¸ Hakim ... ¸