Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık müdafiinin beraat ve usul hatalarına ilişkin temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onadı.
Özet: Sanığın, katılanın banka hesabına yetkisiz erişim sağlayarak üç ayrı işlemle toplam 2.700 TLyi dosya tanığının hesabına havale etmek suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddi kararına karşı sanık müdafiinin beraat ve tanık beyanlarının çelişkili olduğu yönündeki temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamış olmasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak, usul ve yasaya uygun bulunan bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/13069 E.  ,  2025/19896 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/739 E., 2022/42 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, dosya tanığının beyanlarının çelişkili olmasına rağmen hükme esas alındığına, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın Vakıf Bankası hesabına 15.04.2017 günü yetkisiz erişim sağlanarak sanık tarafından dosya tanığı .......'nin Vakıf Bankası hesabına saat 00:19, saat 00:39 ve saat 01:50 olmak üzere üç ayrı işlemle toplam 2.700,00 TL'nin havale edildiği olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.