Anahtar kelimeler: Mdb Albümlerinin Refi Müzik Fonogram Yapımcılarının Yapımcısı Dünya Eseri Fsek

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/260KARAR NO : 2026/9DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve TazminiDAVA TARİHİ : 16/12/2022KARAR TARİHİ : 15/01/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, Türkiye'nin müzik sektöründe müzik yapımı, dağıtımı ve organizasyonu ile uzun süredir iştigal eden en büyük firmalarından olduğunu, Müvekkili Şirketin, Türkiye'deki müzik yapımcılarının meslek birliği ...'ın, dünya genelinde ise ...'da merkezi bulunan ...'nin (...) üyesi olduğunu, Müvekkili, FSEK md.80/B kapsamında dava konusu müzik albümlerinin fonogram yapımcısı haklarına sahip olan bağlantılı hak sahibi olduğunu, Davalı ..., ...'de herhangi bir müzik faaliyetine sahip olmayıp tamamen Türk sanatçı ve yapımcılar tarafından ...'nde yapımı gerçekleşmiş müzik albümleri üzerinde hak iddia eden, taciz amacıyla ...gibi dijital müzik platformları üzerindeki uyar-kaldır mekanizmalarından yararlanarak Türk müzik yapımcılarının müzik yayınlarını durdurarak onlara zarar verme amacı güden bir şirket olduğunu, Davalı şirketin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda kaydı bulunmamakta ve ayrıca kanuni olarak zorunlu olan "Yapımcı Belgesi" ve "Eser İşletme Belgesi" ne de sahip olmadığını, Davalı şirketin Türkiye'de herhangi bir meslek birliğinde kaydı olmadığı ve tamamen Türk müzik sektörüne zarar verme amacıyla hareket ettiğini,. Müvekkili şirketin aşağıda liste halinde verilen albümlerin hak sahibidir ve ekte yer aldığı üzere eser işletme belgelerine sahip olduğunu, "..." 11 adet şarkıdan oluşan "..." isimli albümün tüm hakları, usule uygun şekilde müvekkiline devredildiğini, Davalı sanatçı, müzik meslek birliği üyesi olup FSEK md.25 kapsamında dijital umuma iletim haklarına ilişkin lisans verme, dijital yayınlara ilişkin izin verme ve dijital ortamda yayınlanan müzik eserlerinin gelirlerini tahsil etme yetkisini münhasıran müzik meslek birliğine devrettiğini, Davalılar arasında, dava konusu müzik eserlerinin dijital ortamda yayını konusunda bir sözleşme olsa dahi, FSEK md.80/B kapsamında fonogram yapımcısı haklarına sahip olan, dava konusu müzik eserlerinin ana bandının (masterband) ve dolayısıyla yapılan ilk tespitin hak sahibi olan müvekkilinden izin ve onay alınmadığı müddetçe dava konusu müzik eserleri dijital veya dijital olmayan yollarla yayınlanamayacağını, işbu davanın ikame edilerek fonogram yapımcısı haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunun tespiti ile dava konusu müzik albümlerinin davalılarca izinsiz yayının önlenmesini talep ettiğini, Müvekkili şirketin, dava konusu müzik albümlerinin ilk tespiti üzerinde hak sahibi olarak eser sahipleri ve icracı sanatçılardan aldığı izinlerle birlikte tespitlerin üzerinde münhasıran hak sahibi olduğunu, söz konusu eserlerin çoğaltma, yayma, temsil, yayın ve yeniden yayın ve kamunun erişimine sunma yoluyla umuma iletim hakkını müvekkilinin kullanabileceğini, Müvekkili ile umuma iletim hakkının devrine ilişkin herhangi bir sözleşme yapmaksızın ve müvekkilinin yazılı iznini alınmaksızın; işbu dava konusu eserlerin kullanılması hukuken mümkün olmadığını, FSEK'te yapılan 2001 değişikliği öncesinde yapımı gerçekleştirilen eserlerde de fonogram yapımcısının hak sahipliği bulunduğunu, Davalı sanatçı, üye olduğu müzik meslek birliğine dijital umuma iletim haklarına ilişkin münhasıran yetki verdiğini, dijital yayınlara ilişkin izinler, müzik meslek birliği tarafından verilmekte ve gelirler, müzik meslek birliği tarafından tahsil edildiğini, Müzik meslek birliğine verilen yetkiden daha sonraki tarihte davalı ...'ye verilecek her türlü yetki geçersiz olacaığını, Davalı sanatçı, kötüniyetli olarak kullanılamayacak müvekkiline ve müzik meslek birliklerine ait yetkileri davalı ...'ye vermeye çalıştığını, Listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin FSEK md. 80/B kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunun tespitini, davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilinden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK md. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap dilekçesi:Davacı, dava dilekçesinde yer alan eserlerin FSEK 80/B maddesi uyarınca "ilk defa tespitini yapan fonogram yapımcısı" olmadığından ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisi almadığından eserler üzerlerinde bağlantılı hak sahibi olmadığını, Bir kişinin FSEK kapsamında fonogram yapımcısı olarak anılabilmesi için; o müzik eserine para ve emek harcayarak “ilk defa tespit etmesi” ve bunu FSEK md. 52 doğrultusunda mali hakların tek tek belirtildiği, iki tarafın da imzalarının olduğu yazılı bir izin alarak gerçekleştirmesi gerektiğini, Oysa ki davalının öyle bir eylemi olmadığını, Davacı, icracı sanatçıdan böyle bir yetki devralmamıştır ve dosya içeriğine bu niteliği taşıyan bir belge sunamadığını, Davacı her ne kadar “hak sahipliğini gösteren resmi belge” tanımlamasıyla eser işletme belgelerine ve ... kayıtlarına dayansa da sanatçı ile yapımcı arasındaki hak devirlerinin, ruhsatın veya iznin yazılı şekille yapılması ve hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği gibi, kanun hak devirlerinin, ruhsat ve izinlerin sadece bu iki taraflı sözleşmeler ile yapılacağını ŞEKİL ŞARTI olarak öngördüğünü, Kanun koyucu; yine Eser İşletme Belgesi’nin; hak ihdas etme amacı taşımadığını ve kesin delil niteliği taşımadığını da açık ve net şekilde belirtiğin, Davacıların sunmuş oldukları eser işletme belgeleri, yapımcı-üretici sıfatıyla... A.Ş. adına ve sadece plak, kaset ve kompakt disk gibi fiziki ses taşıyıcılar ile sınırlı olarak düzenlendiğini, Dava dışı ...San. ve Tic. A.Ş. tarafından, ...'e yapılan devirler FSEK md 49, 52 ve 54 kapsamında hukuka aykırıdır ve geçersiz olduğunu, ... tarafından, davacının ilgili eserlerin fonogram yapımcısı olduğunu belirten belgelerin hiçbir geçerliliği olmadığını, Davacının tespit talebinin ve/veya tecavüzün önlenmesi talebinin dinlenebilmesi için, dava konusu eserler üzerinde FSEK 80/B veya 52. maddelerinde belirlenmiş şekil şartlarına uygun bir sözleşme ile hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini,. Müvekkili şirketinin dava konusu eserlerin eser sahipleriyle FSEK 52. madde kapsamında yazılı olarak tesis etmiş olduğu kanuna uygun dijital hak devir sözleşmeleri mevcut olduğunu, Haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddini, bu taleleri reddedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İkinci cevap dilekçesi: Davalılar vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahillik dilekçesi: ... vekilinin davacı yanında feri'i müdahale talebinde bulunduğu ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği ve yargılama sırasında feri müdahillik talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Deliller:Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünden "..." isimli albüme ait eser işletme belgeleri, muvafakatnameler ve ilgili diğer tüm belgelerin birer sureti celp edilmiştir.Bilirkişi Raporu: 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda " İcracı sanatçı olarak davalı ...’in seslendirdiği dava konusu "..." 11 adet şarkıdan oluşan "...." isimli albümün kayıtlarının dava dışı ... A.Ş 2007 yılında ilk tespitini yaparak kamuya arz ettiği için dava konusu albümün fonogram yapımcısı olduğu; Davacı ve davalı şirket dava konusu eserlerin yer aldığı albümün yapımına imza atan, sesleri kaydeden, tescil ettiren, yapım masraflarını karşılayan ve albümü kamuya sunulabilir hale getiren olmadığından dolayı fonogram yapımcısı haklarına da sahip olmadığı; dava konusu albüm ve albümde yer alan eserlerin eser sahibi/sahipleri ve icracı sanatçıdan söz konusu mali hakların kullanımına dair alınmış izinlere dosyada rastlanmaması ve yine ... 7. Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli Eser İşletmeleri ve Fonogram Devri sözleşmesi ile davacının eserleri devraldığı tarihte (2013)’de FSEK m.25/2 düzenlemesi mevcutken, sözleşmede internet vasıtasıyla umuma iletim hakkına ilişkin herhangi bir lisans/devir davacıya tanınmadığı gibi, dava konusu eserlerin ilk tespitini gerçekleştiren dava dışı ...’ya da böyle bir hak tanındığına ilişkin herhangi bir belgeye (eser sahibi/sahipleri ve icracı sanatçı tarafından verilmiş) dosyada rastlanmadığı, davacının FSEK 25. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen umuma erişilebilir kılma hakkı (making available right) olarak da ifade edilen hak ve yine FSEK m. 80/1B-1 ve 3’te yer verilen haklarının bulunmadığı, dosyada mevcut davalılar arasında imzalanmış dava konusu eserleri de kapsayan 01.11.2019 tarihli sözleşmenin 3. maddesi ile davalı icracı sanatçı ...’in FSEK m. 25/2’yi de kapsayan münhasır lisans haklarını davalı şirkete devrettiği ancak dosyada mündemiç kayıt tescil belgesine göre, dava konusu eserlerin söz ve bestecilerinin bulunduğu, bir diğer deyişle eserlerin sahipleri bulunduğundan eserlerin kullanımı halinde eser sahiplerinin de yazılı izninin alınması gerektiği buna rağmen dosyada diğer eser sahiplerinden alınmış herhangi bir yazılı izne rastlanılmadığı, " kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi Raporu: 12/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı şirketin ... platformunda ... / ... adlı dava konusu albümü yayınladığı, Davaya konu yapım üzerinde dijital iletim hakkını içerir şekilde umuma iletim haklarını elinde bulundurduğuna yönelik veri bulunmadığı, " kanaatini bildirmiştir. Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davacı tarafından davalı ... ile icracı sanatçı ...'e karşı açılan "..." 11 adet şarkıdan oluşan "..." albümde yer alan şarkıların fonogram hak sahibinin davacı olduğunun tespiti ile davalı taraflarca izinsiz olarak dijital alanda umuma iletilmesinin önlenmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; taraflar arasındaki temel ihtilaf icracı sanatçı ve fonogram yapımcısı haklarının 5846 sayılı kanunda 4360 sayılı kanunda yapılan değişiklik sonrası dijital umuma iletim hakkının eser sahibi ya da fonogram yapımcısına ait olup olmadığına ilişkindir.FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması. ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan İlkine "sübjektif unsur" veya "esasa İlişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart' denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini" taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır. 5846 sayılı yasanın 80. maddesinde: "Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar" başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında "Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar" icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı "Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler" olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir. Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274, İlhami Güneş, "FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama", s.173). Bu kişiler yaratılmış eserlerin umuma arz edilmesine bir anlamda köprü görevi görürler. Tablo gibi, roman gibi bazı eserlerin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç yoktur. Ancak bir müzik eserinin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç duyulmaktadır. Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir. Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir. Yönetmelik m. 4'te komşu hak "Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları" olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240). Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, "kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse" olarak tanımlamıştır. 5846 sayılı yasanın 80. maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir. FSEK 80/B maddesi uyarınca; Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir. (1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.(2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.(3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. Fonogram yapımcıları eser niteliğinde olsun olmasın, bir ses icrasını veya diğer sesleri ilk olarak ses taşıyıcısına kayıt eden yapımcılardır. Eğer kayıt edilen ses, eser niteliğinde ise eser sahibi veya icracı sanatçıdan izin alınması gerekir. Dolayısıyla fotogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olmasıdır. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Y. 11. HD T: 20.4.2006, E: ..., K: ...). Ancak belirtmek gerekir ki fonogram yapımcısının devraldığı, mali hakların kendisi değildir. Bunları kullanma yetkisidir. Burada bir hakkın değil, kullanım hakkının devrine (ruhsata) ilişkin bir durum vardır. Fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için “icra ürünü ve sair sesleri ilk defa tespit eden” olması gereklidir. İkinci defa tespiti yapanlar bu kapsamda değerlendirilmezler (Kılıçoğlu, s. 242-243).5846 sayılı yasanın 25. maddesi 2001 yılında 4630 Sayılı Kanunla değiştirilmiştir, madde başlığı; "İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı" şeklinde, içeriği ise; "Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir" şeklinde değiştirilmiştir. Böylece görüntü nakline yarayan araçlarla ve yine bu kapsamda dijital platformlar yoluyla umuma iletim hakkı eser sahibine tanınmış bir hak olarak düzenlenmiştir. 5846 sayılı yasanın 51. maddesi ile mali hakların devrine ve kullanımının devrine ilişkin sözleşmelere bir kısıtlama getirmiştir. Buna göre ilerde çıkarılacak kanun ile tanınacak mali hakların peşinen devrine ya da başkaları tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmeler batıldır. FSEK 51.maddesinde; "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir." hükmü düzenlenmiştir.Kanun koyucu FSEK 51. madde ile eser ve bağlantılı hak sahiplerini korumak istemiştir. Böylece ilerde çıkarılacak kanun ile kendilerine tanınacak hakları peşinen devretmeleri hukuka aykırı sayılmış ve butlan yaptırımına tabi tutulmuştur (Kılıçoğlu, s. 320).FSEK 52.maddede: "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi" şart koşulmuştur. Dolayısıyla dijital iletimi içine alan umuma iletim hakkını da içerecek şekilde mali hakların devrine ilişkin sözleşme de hüküm bulunması gerekmektedir. FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ...K.)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında " FSEK'in 80/I, 1, B maddesi hükmünde fonogram yapımcısının "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması" gerektiği ifade olunmaktadır. Fakat, fonogram yapımcısının ilk defa gerçekleştirdiği tespit üzerinde yasada yazılı haklara (FSEK m.80/I, 1, B) sahip olabilmesi için, eser sahibi veya icracı sanatçıdan sahip oldukları tüm mali hakların (FSEK m.22-25, 80/I, 1, A) kullanma yetkisini devir almasına gerek bulunmamaktadır. Fonogram yapımcısının icrası gerçekleştirilen eserin sahibi ile esere ilişkin icranın sahibi olan icracı sanatçıdan, "sadece icrayı içeren seslerin tespiti için izin alması", FSEK'in 80/I, 1, B maddesi ile tanınan mutlak nitelikteki bağlantılı haklara sahip olabilmesi için yeterlidir.Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan esrein icrasına ilşikin seslerin tespit iznini almakla, gerçekleştirdiği tespit üzerinde FSEK'in 80/I, 1, B maddesinde yazılı mutlak nitelikteki bağlantılı hakları aslen iktisap eder. Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır." belirtilmiştir.Dosya kapsamına göre fonogram haklarına sahipliğin tespiti talebi yönünden, aşağıda hüküm kısmında belirtilen davaya konu albüm ve albümdeki icralar yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müzekkere yazılarak eser işletme belgelerinin dosya içerisine alındığı, eser işletme belgeleri incelendiğinde ...'in davaya konu albümdeki icraların icracı sanatçısı olduğunun belirtildiği, yine eser işletme belgelerinden yapımcısının dava dışı ... Şirketi olduğunun anlaşıldığı, davacının silsile ile bu hakları ... şirketinden devraldığı, bu haliyle dava konusu albümdeki eserlerin ilk tespitinden sonra mali hakların davacıya devredildiği, icracı sanatçı ... tarafından davaya konu albümler ve bu albümlerde yere alan eserlerin tespitine ilişkin olarak icracı sanatçı tarafından verilen muvafakatnamenin sunulduğu, bu muvafakatnamenin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilen müzekkere cevabında da bulunduğu, bu muvafakatname yönünden icracı sanatçının herhangi bir itirazının bulunmadığı, dijital umuma iletim hakkının yukarıda belirtildiği üzere 2001 yılında yapılan değişiklik ile birlikte FSEK'nda düzenlendiği, muvafakatname ile davalı sanatçının davaya konu icraların mali haklarını 5840 saylı FSEK madde 80/B kapsamında ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı şirkete devrettiği, bu albüm ve icralar yönünden muvafakatnamenin ve eser işletme belgesinin düzenlenme tarihinin değişikliğin yapıldığı 2001 yılından önce olduğu, bu nedenle FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü kapsamında muvafakatnamede dijital iletim hakkının devredildiğine ilişkin beyan ve düzenleme bulunsa bile geçersiz olacağı, 2001 yılındaki düzenlemeden sonra da davalı icracı sanatçı yönünden dijital umuma iletim hakkının devredildiğine ilişkin yazılı sözleşme veya belgenin davacı tarafça sunulmadığı ve ispat edilemediği, bu albüm ve icralar yönünden muvafakatnamelerdeki devirlerin FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılmakla geçerli olduğu, yukarıda belirtilen ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı şirketten davacı şirkete kadar yapılan devirler yönünden, bilirkişi raporunda davalı icracı sanatçının yazılı muvafakatı bulunmadığından bu nedenle sonraki devren iktisapların geçerli olmayacağı yönünde değerlendirme yapılmış ise de yukarıda belirtilen istinaf ilamında da açıklandığı üzere fonogram yapımcısının, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir almadığı, aksine kendiliğinden ve aslen kazandığı, bu konuda devir alınılmadığı, aksine kendiliğinden ve aslen kazanıldığı, fonogram yapımcısının devir almadan aslen kazandığı bu hakları bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine icracı sanatçının ayrı yazılı muvafakati bulunmaksızın, aranmaksızın üçüncü kişilere devredebileceği, bu nedenle somut olaydaki dava dışı şirketten davacı şirkete kadar yapılan devirlerin geçerli olduğu, FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılan devirle ilk tespiti yapan dava dışı şirket ile birlikte devir alan davacı şirketin FSEK 80/B kapsamında fonogram yapımcısı olarak bağlantılı hak sahibi olacağı, davaya konu albüm ve albümdeki icralar yönünden her ne kadar davacı dava konusu icraların dijital umuma iletimi hakkı sahibi değil ise de, davalıların dava konusu tespitleri dijital yolla umuma iletimini önleme imkanı sair münhasır bağlantılı hakları (FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkı) nedeniyle mevcut olduğu, öyle ki dijital yolla umuma iletim, umuma iletim hakkının özel bir görünüm şekli olduğundan;Yapımcı tarafından dava konusu tespitlerin icracı sanatçından izin almadan dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün olmadığı gibi, bu eylemin yapımcıdan izin alınmadan icracı sanatçı tarafından gerçekleştirilmesi de mevcut yasal düzenlemeler uyarınca mümkün olmadığı, dava konusu icra tespitinin dijital yolla umuma iletilmesi için, ya icracı sanatçının, icrasının daha önceden yapılan bu tespitinin dijital platformlarda yayınlanması için umuma iletim hakkını icrayı tespit eden fonogram yapımcısına devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi, ya da fonogram yapımcısının tespit ettiği bu icra üzerindeki umuma iletim hakkını icracı sanatçıya veya icracının izniyle (ya da ondan umuma iletim hakkını devralan) üçüncü kişiye devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi gerektiği, esas ve birleşen dosyalarda ne yapımcı tarafından ne de icracı sanatçı tarafından bu yönde bir devir veya lisans verme hali bulunmadığı, sonuç olarak dava konusu bu icraların icracı sanatçıdan FSEK m. 80/1A.4’de düzenlenen dijital umuma iletim hakkını devralmadan yapım şirketi tarafından dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün değil ise de; bu tespitler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatıyla davacının münhasır hak sahipliği de dikkate alındığında, yapılan tespitlerin, FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına davacı sahip olduğundan; davacının hak sahibi olduğu tespitlerin, davacının izni olmadan gerek davalı şirket gerek diğer üçüncü kişilerce herhangi bir şekilde (digital yolla dahil) umuma iletilmesi de mümkün olmadığı, kanaatine varılmakla; davacının dava konusu edilen ... - ...isimli albümde "..." isimli 11 adet şarkı yönünden dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ilk kayıtın ... A.Ş.'ye ait olduğu, daha sonra yapılan devir silsileleri ile 25/07/2013 tarihinde davacıya devredildiği, fonogram hakkının ilk tespiti yapan ...A.Ş. Tarafından silsile ile davacıya devredildiği, bu haliyle davacının FSEK madde 80/b kapsamında dijital yolla umuma iletim hakkı dışındaki haklar yönünden fonogram yapımcısı olarak sahip olduğu anlaşılmakla dava konusu edilen albüm ve albümde yer alan şarkılar için davacının dijital yolla umuma iletim hakkı dışında fonogram hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun tespitine, davacının tespit edilen fonogram yapımcısı hakları yönünden davalıların tecavüz oluşturacak eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca yargılama sırasında verilen tedbir kararlarının aynen devamına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;1-Davanın KABULÜNE,2- ...'in icracı sanatçı olduğu; "... - ..." albümünde yer alan; ..." isimli albümler ve bu albümlerde yer alan eserler üzerinde davacının fonogram yapımcısı olarak hak sahibi olduğunun tespitine, bu albüm ve eserlerin davalı taraflarca dijital müzik platformları dahil olmak üzere kullanılmasının davacının FSEK'den doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ref'ine ;bu kapsamda adı geçen albümler ve albümlerde yer alan eserlerin davalı tarafından dijital platformlarda kullanılmasının yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine,3-Alınması gereken 732.00 karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80.70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 19.000,00 TL bilirkişi ücreti, 760,00 TL posta / müzekkere gideri olmak üzere toplam19.921,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır