Kadastro tespitine itiraz davasında, Yargıtay bozması sonrası fıstıklık vasıflı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline dair kararın temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro tespitiyle zilyetlik esasına göre şahıslar veya Hazine adına kaydedilen çok sayıda fıstıklık ve ham toprak niteliğindeki parsel hakkında Orman İdaresi, bu yerlerin orman vasfında olduğunu ileri sürerek tescillerinin iptali ve orman olarak Hazine adına tescilini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda Orman İdaresinin davasını kısmen kabul ederek, kadastral olarak fıstıklık veya ham toprak niteliğinde tespit edilen birçok parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline hükmetmiş; bu karar, davalı Hazine, müdahil ve bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/658 E.  ,  2025/6849 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2016/5 E., 2018/10 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, müdahil ... ve bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro sırasında 1 14... sayılı parsel, 96.486,96 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 308 sayılı parsel, 43.545,20 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 317 sayılı parsel, 34.395,11 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 318 sayılı parsel, 54.249,35 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 319 sayılı parsel, 69.997,21 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... , 320 sayılı parsel, 34.229,90 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 321 sayılı parsel, 45.530,60 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 341 sayılı parsel, 23.844,95 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 342 sayılı parsel, 219.719,34 m² yüzölçümüyle ham toprak niteliğinde Hazine, 380 sayılı parsel, 77.258,71 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 381 sayılı parsel, 92.094,43 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 382 sayılı parsel, 41.104,08 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 383 sayılı parsel, 48.113,75 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 384 sayılı parsel, 82.834,34 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 385 sayılı parsel, 32.180,92 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... ve ... kızı ..., 387 sayılı parsel, 77.919,35 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 389 sayılı parsel, 23.734,83 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., ... oğlu ... ve ... oğlu ..., 391 sayılı parsel, 30.485,56 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 392 sayılı parsel, 11.609,94 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 393 sayılı parsel, 27.331,89 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 394 sayılı parsel, 69.474,48 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 395 sayılı parsel, 42.626,07 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğulları ... ve ..., 398 sayılı parsel, 66.829,57 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 399 sayılı parsel, 47.633,73 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 400 sayılı parsel, 86.212,80 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 401 sayılı parsel, 36.814,99 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 402 sayılı parsel, 73.553,12 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 404 sayılı parsel, 48.919,87 m² yüzölçümüyle hali arazi niteliğinde Hazine, 405 sayılı parsel, 78.653,73 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 406 sayılı parsel, 70.017,20 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 407 sayılı parsel, 81.027,99 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 408 sayılı parsel, 29.751,88 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 412 sayılı parsel, 60.851,54 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ..., 413 sayılı parsel, 51.463,61 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ..., 414 sayılı parsel, 50.375,23 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... ve 415 sayılı parsel, 43.361,45 m² yüzölçümüyle fıstıklık niteliğinde ... kızı ... adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmişlerdir.
Davacı ... İdaresi, bu parsellerin tamamı hakkında orman olduklarından bahisle ayrı ayrı davalar açarak, kadastro tespitlerinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescillerini talep etmiştir.
... 391 parselin 23,483 m²lik bölümünün kendisine, 405 parselin ise 10 dönümünün tespit maliki Hatice'ye, bu miktar dışında kalan yerin kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmış ve bu parsellerin talebi doğrultusunda adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne; diğer davacılar ... ve arkadaşlarıyla ... 'in davasının kabulüne, katılanların davasının reddine, dava konusu 1 14... , 308, 317, 318, 319, 320, 321, 341, 342, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 387, 389, 391, 392, 393, 394, 395, 398, 399, 400, 401, 402, 404, 405, 406, 407, 408, 412, 413, 414, 415 parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına; 351, 352, 353, 354, 355, 356, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376 parsellerin tespit gibi tespit malikleri adlarına; 1 14... parselin 56 pay kabul edilerek 28 payının ... , 28 payının payları oranında ... mirasçıları adına; 1 14... , 349, 350, 358 parsellerin payları oranında ... mirasçıları adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine, ... kızı ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğulları ... ve ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... kızı ... ile davacı ... İdaresi ve katılan ... oğlu ... tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 1 14... , 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 3 75... sayılı taşınmazlara ilişkin hüküm onanmış, diğer parsellerle ilgili hüküm ise eksik ve yetersiz inceleme sebebiyle bozulmuş ve yöntemince orman araştırması yapılması gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşifle birlikte teknik bilirkişiler dava konusu parsellerin orman bütünlüğü oluşturdukları, toprak muhafaza karakteri taşıdıkları, kadimden beri orman arazisi olduklarını bilirkişi raporlarında ibraz etmişlerdir. Dosyamızda bir kısım tarafların dayandıkları tapu kayıtları mahallinde mahalli bilirkişiler ile uygulanmış, fen bilirkişisi raporunda tapu kayıtlarının sınırlarını göstermiştir. Evveliyatı orman olan bir yerin tapu kayıtları ve zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün olmadığından; dava konusu parsellerin evveliyatının orman olduğu, orman bütünlüğü içinde yer aldığı, toprak muhafaza karakteri taşıdıkları, teknik bilirkişi raporlarıyla beyan edildiğinden ... Dava konusu bazı parsellerde bir kısım tarafların dayandıkları tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği; dava konusu parsellerin evveliyatı orman olduğundan, tapu kaydı ve zilyetliğiyle ormandan yer kazanılamayacağından; dava konusu parsellerle ilgili 3573 sayılı Kanun kapsamına göre alınmış idari bir tahsis işlemi bulunmadığından tapu kayıtlarına değer verilemeyeceğinden; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 2009/183 69... /845 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; Orman Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasının (İ) bendi "Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanun gereğince devlet ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnuplukların orman sayılmayacağı kabul edilmişse de dava konusu taşınmazlara ait tapu kaydının bulunması ve 3573 sayılı Kanun gereği tahsisin bulunması" gerektiğinden; dava konusu parsellere yönelik alınmış idari bir tahsis işleminin bulunmaması, tahsis edilmeyen bir yerin aşılanmak suretiyle iktisabı mümkün olmayacağından, Yargıtayın yerleşik içtihatları, teknik bilirkişilerin raporları, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ışığında; davacı ... İdaresinin davasının kabulüne 1 14... , 308, 317, 318, 319, 320, 321, 341, 342, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 387, 389, 391, 392, 393, 394, 395, 398, 399, 400, 401, 402, 404, 405, 406, 407, 408, 412, 413, 414, 415 parsellerin tespitlerinin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine; müdahil ...'ın davasının reddine" karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, müdahil ... ve bir kısım davalı vekili tarafından 1 14... , 318, 342, 380, 381, 382, 384, 385, 387, 389, 391, 394, 395, 398, 400, 402, 404, 405, 407, 412, 413, 414, 415 parsellere yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesiyle 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, müdahil ... ve bir kısım davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekili, müdahil ... ve bir kısım davalı vekilinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A bendine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemiyle oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro Mahkemeleriyle genel Mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesi hatalı ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekili, müdahil ... ve bir kısım davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili, müdahil ... ve bir kısım davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4, 6 ve 7) numaralı bentlerinin hüküm fıkrasında çıkarılarak (4) numaralı bent olarak "Davacı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan peşin alınan harçların iadesine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi uyarınca başkaca harç alınmasına yer olmadığına", (6) numaralı bent olarak "Davacı ... İdaresince yapılan yargılama giderlerinin 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi uyarınca kendi üzerine bırakılmasına", (7) numaralı bent olarak "Davacı ... İdaresi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.