7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda eksik bilirkişi raporu, etkin pişmanlık uyarısı eksikliği ve nakil aracı müsaderesinde usul hataları nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yargıtay, küçükbaş hayvan kaçakçılığı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, suç konusu eşyanın kaçak olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınmaması, sanığa etkin pişmanlık hükümleri hakkında usulüne uygun ihtar yapılmaması, adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı işte çalışma tedbirinin göz ardı edilmesi, nakil aracının müsaderesi konusunda eksik araştırma yapılması ve kaçak eşyanın tasfiye/müsadere durumuna ilişkin hatalı karar verilmesi gibi çeşitli eksiklikler ve hukuka aykırılıklar nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/808 E. 2021/2014 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suça konu küçük baş hayvanların kaçak olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, Kabule göre de,1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2.maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, sanığa talimat mahkemesince tebliğ edilen tebligat ve ekinde etkin pişmanlık ihtaratı mevcut olmadığı gibi esas Mahkemesinde de etkin pişmanlığa ilişkin ihtarat yapılmadığı cihetle, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı açıkça bildirilerek hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (8) ve (9) numaralı bentlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, 3.Dava konusu kaçak eşyanın, bilirkişi marifetiyle taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı ve nakil aracının suç tarihindeki değeri belirlenip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54. maddesinde yer alan hakkaniyet ölçüsünün değerlendirilip tartışılması, dosya arasında mevcut ruhsat bilgilerine göre aracın kayıt maliki olan .... dinlenerek aracın iyi niyetli 3. kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,4.Davaya konu kaçak eşya hakkında Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/822 Değişik iş numaralı kararı ile tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, davaya konu eşyanın tasfiye edilmiş ise, tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,18.11.2025 tarihinde karar verildi.