Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin davada davacı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesince kamulaştırma bedelinin belirlenerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; davacı idare, tespit edilen bedelin yüksekliği, bilirkişi raporunun hesaplama yöntemleri (kapitalizasyon oranı, ürün münavebesi, birim fiyatlar), objektif değer artışı ve kalan kısım için belirlenen değer azalışına itirazla istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi ise yapılan incelemede bu iddiaları yerinde görmeyerek davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bunun üzerine davacı idare, istinaftaki itirazlarını yineleyerek ve kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin hatalı olduğunu da belirterek kararı temyiz etmiş olup, dosya Yargıtayda incelenmektedir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/104 Esas, 2025/144 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/164 Esas, 2024/438 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ..., ... Mahallesi 148 parsel sayılı taşınmazın 5.608, 47... lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle tespit edilen fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde açılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 27.09.2023 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplam 5608,47 m²lik kısmının kamulaştırılması için açılan davada yerel mahkemenin 5.187,05 m² üzerinden hüküm kurduğunu, yerel mahkeme kararına dayanak kılınan bilirkişi raporunun hesaplama, yöntem ve ölçütlerine aykırılık arz ettiğini, hesaplanan bedellerin fahiş olduğunu, kapitalizasyon oranının %5 veya %5,50 bandına çekilmesi, yörede aynı niteliklere sahip taşınmazların alım satım bedelleri irdelenerek ve bu bedeller akabinde birim bedelin belirlenmesi gerektiğini, bilirkişilerin raporunda bölgede kullanılmayan ürün münavebesini uyguladığını, ürün birim fiyatlarının yüksek olduğunu, objektif değer artışı uygulanmaması gerektiğini, bilirkişi heyetinin dava konusu parselin arta kalan alanına %40 değer azalışı belirlediğini, bu değerin hesaplama şeklinin açıklanması gerektiğini, idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik olmadığını, sulu tarım arazisi olarak tespit edilip 2023 yılına ait yaygın ürün münavebe listesi ve ortalama maliyetlerinin kullanmasında, net gelir yöntemi ile hesaplama yapılmasında taşınmazın niteliğine uygun oranda (%4) kapitalizasyon faizi uygulanmasında, taşınmazın geri kalan kısmının geometrik yapısının bozulması, tarımsal faaliyet için yeterli ve ekonomik büyüklükte olmadığından ekonomik, tarımsal işletme büyüklüğünün ortadan kalkması, taşınmazın kamulaştırılan kısmı ile geri kalan kısımlarının büyüklükleri göz önüne alındığında bu bölümde %40 değer azalışı takdir edilmesinde, istinaf edenin sıfatına göre %30 objektif değer artışı uygulanmasında, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla ilaveten kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin hatalı olması sebebiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3.Kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışı olduğunun kabulü ile dava tarihinden 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi yerindedir. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.