Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira tazminatı ile eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemlerinin temyiz incelemesi sonucu verilen karar.
Özet: Bu hukuki evrak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, müteahhidin bağımsız bölümleri sözleşmede belirtilen tarihten 9 ay sonra teslim etmesi nedeniyle ortaya çıkan kira tazminatı ile eksik ve ayıplı işler bedeli alacak davasına ilişkindir; davacı arsa sahibinin 12 adet bağımsız bölüm için 30.12.2019 teslim tarihi ile 25.09.2020 iskân ruhsatı tarihi arasındaki 9 aylık gecikme süresi için aylık 1.500,00 TLden hesaplanan toplam 162.000,00 TL kira tazminatı alacağı ile ıslahla talep ettiği 346.132,33 TL eksik ve ayıplı işler bedeli taleplerinin mahkemece yapılan tespit ve hesaplamalar doğrultusunda kabul edildiği, istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve temyiz incelemesinin, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin bu yöndeki kararlarının yerinde olduğunu değerlendirip gerekçelendirdiği anlaşılmaktadır.
6. Hukuk Dairesi         2025/3544 E.  ,  2025/3828 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1840 E., 2025/2428 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/572 E., 2025/12 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı şirketle aralarında 30.03.2018 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, buna göre kendisine 12 adet bağımsız bölüm verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının edimlerini süresinde yerine getirmediğini 31.12.2019 tarihinde bağımsız bölümlerinin teslim edilmesi gerekirken, 31.10.2020 tarihinde 10 ay gecikmeyle teslimin gerçekleşebildiğini, bu süre için kira kaybı alacağının 180.000,00 TL olduğunu, gecikme bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen 2021/118 Esas-2023/89 Karar sayılı dava dilekçesinde; davalı şirketin dava konusu taşınmazda eksik ve ayıplı işler bıraktığını, bu konuda tespit de yaptırdıklarını belirterek, fazla haklarını saklı tutarak şimdilik 208.665,00 TL ayıplı ve eksik işler bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş yargılama sırasında dava değerini 346.132,33 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kendilerinin edimlerini yerine getirdiklerini, esasen davanın da zamanaşımına uğradığını, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı eksik ve ayıp ile geç teslimden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olup, davacının arsa sahibi, davalının ise yüklenici olduğu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin sözleşmeden doğan hakkının, inşaatın zamanında bitirilip teslim edilmesini isteme hakkı olduğunu, yüklenicinin zamanında edimini ifa edememesi sebebiyle, arsa sahibinin gecikmeden kaynaklanan kira tazminatını talep hakkının kanundan doğan bir hak olduğunu, yüklenicinin edimini zamanında ifa etmemesi nedeniyle istenebilecek olan kira tazminatının teslimde geciken her ay için ödenecek bir miktar para olduğunu, kira tazminat miktarının sözleşme yapılırken de kararlaştırılabileceğini bu şartında geçerli olduğunu belirtmiştir.
Asıl davada davanın kısmen kabulüne; 162.000,00 TL gecikme tazminatının 25.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine,
Birleşen davada istenen eksik ve ayıplı işler bedeli yönünden ise; 346.132,33 TL eksik ve ayıplı iş bedelinden 207.665,00 TL'nin dava tarihi olan 10.03.2021'den, 138.467,33 TL'nin ise ıslah tarihi olan 30.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme hükümlerine göre 31.12.2019 tarihinde teslim edilmeyen yapıya ilişkin olarak; güncel ekonomik koşullara göre birleşen davada hükmolunan miktarın ülkedeki enflasyon oranları da dikkate alındığında piyasa rayiçlerine uygun olmadığını hükmolunan miktarın da teslim tarihi olan 31.12.2019 gününden itibaren faiziyle tahsili gerektiğini, yine asıl davada 31.12.20 19... .10.2020 tarihleri arasında geçen 10 aylık gecikme bedeli olan kendisine ödenmesi gereken 180.000,00 TL gecikme bedelinin tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira tazminatı ile eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Sözleşmede dairelerin teslim tarihinin sözleşmenin imzalandığı 30.03.2018 tarihinden itibaren 21 ay olarak kararlaştırıldığı, inşaat süresinin 30.12.2019'da bittiği iskân ruhsatının yüklenici tarafından 25.09.2020'de alındığı, asıl davada davacı arsa sahibi payına düşen kira tazminatının 12 adet bağımsız bölümün 30.12.2019 teslim tarihi ile 25.09.2020 iskân ruhsatının alındığı tarih arasındaki 9 aylık süre için sözleşmede kararlaştırılan aylık 1.500,00 TL kira bedeli üzerinden hesaplandığında (1.500,00 TL aylıkx9 ay=13.500,00 TL) 12 daire kira bedeli 13.500, 00... ay=162.000,00 TL olduğu tespitinin doğru olduğu, birleşen davada ise eksik ve ayıplı işler bedeli olarak ıslahla talep olunan miktarın tamamına mahkemece hükmedildiği; reddedilen bir kısım olmadığı, eksik ve ayıplı işler bedellerinin dava tarihindeki mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanmasında bir usulsüzlük olmadığı gibi birleşen davada hüküm altına alınan alacağa da dava tarihinden önce davalı yüklenicinin temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından faizin dava ve ıslah tarihinden yürütülmesinin doğru olduğu anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerin birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.