7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, kaçak cep telefonlarının doğru değeri ve etkin pişmanlık oranındaki hatalı ihtar nedeniyle bozdu.
Özet: Sanığın kaçakçılık suçunu işlediği kabul edilmekle birlikte, ele geçirilen kaçak cep telefonlarının gerçek adedinin (78 yerine 53) ve gümrüklenmiş değerinin yanlış hesaplanması, kamu zararının hatalı tespiti ve sanığa etkin pişmanlık hükümleri kapsamında usulüne uygun (1/3 yerine 1/2 oranında indirim) ihtar yapılmaması nedeniyle yanıltılması, ayrıca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması koşullarının değerlendirilmemesi gibi usul hataları yüzünden yerel mahkemenin mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/4434 E.  ,  2025/13849 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/1387 E. 2021/1481 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın iş yerinde ele geçen 78 adet cep telefonundan kayıtlı olduğu tespit edilen 25 adet cep telefonu sanığa teslim edildiği halde dosya arasında bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında (....) 78 adet cep telefonu için ... değerin hesaplandığı anlaşılmakla, suça konu 53 adet kaçak cep telefonu yönünden yeniden KEMT varakası alınarak, tespit edilecek gümrüklenmiş değer tutarlarına göre etkin pişmanlık ihtarının yapılması ve sonucuna göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, yine tespit edilecek gümrük vergileri toplamının kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilerek karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.