Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmazın kamulaştırma bedeli tespiti, tescili ve terkinine ilişkin davacı idarenin istinaf ve temyiz itirazlarının incelenmesi.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davacı idare ise bu kararı istinaf ederek arazinin değer tespitinde kullanılan gelir metodunun ve kalan kısmındaki değer azalış oranının hatalı olduğunu ileri sürmüştür; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, sulu tarım arazisi için gelir metodu ve belirlenen kapitalizasyon faiz oranının uygunluğunu, taşınmazın geri kalan kısmında geometrik yapının bozulması nedeniyle %30 değer azalışı yapılmasının yerinde olduğunu ve diğer itirazların isabetsiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, bu ret kararı üzerine davacı idare temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/180 Esas, 2024/203 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/166 Esas, 2024/405 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ..., ... Mahallesi 145 parsel sayılı taşınmazın 5.036, 59... lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle tespit edilen fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde açılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 27.09.2023 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin esas alınması gerektiğini, ürünlere ait dekara verim miktarları dekara maliyeti ve toptan satış fiyatları yaklaşık ve ortalama değerler üzerinden taşınmazın metrekare birim değerini hesaplandığını, Objektif değer artışının uygulanmaması gerektiğini, kalan kısımda uygulanan değer düşüklüğü oranının gerekçesinin açıklanmadığını, arta kalan alanda tarımı engelleyici durum söz konusu olmadığını, yola cephesi olmayan parsel cepheli hale geleceğinden taşınmaza ulaşım, tarım makinelerinin giriş çıkışı ve ürünün toplanıp nakliyesi gibi durumlar yoldan dolayı çok daha kolay ve ekonomik hale geleceğini, yola cephesi olan parsellerin piyasa değeri daha yüksek olduğundan taşınmaza talebin artmasına neden olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik olmadığını, sulu tarım arazisi olarak tespit edilip 2023 yılına ait yaygın ürün münavebe listesi ve ortalama maliyetlerinin kullanmasında, net gelir yöntemi ile hesaplama yapılmasında taşınmazın niteliğine uygun oranda (%4) kapitalizasyon faizi uygulanmasında, taşınmazın geri kalan kısımlarının geometrik yapısının bozulması, taşınmazın kamulaştırılan kısmı ile geri kalan kısımlarının büyüklükleri göz önüne alındığında taşınmazın geri kalan kısmında %30 değer azalışı takdir edilmesinde, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu İlçe ... ve ... Müdürlüğünden gelen yazıya göre ceviz ağacının dava tarihindeki rayiç bedeli bilirkişi tarafından rapora yazılan bedelden fazla olduğundan istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler doğrultusunda kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.