Türkeli Belediyesinin katılan olduğu görevi kötüye kullanma davasında Yargıtay, sanık ölümleri, dava zamanaşımı ve usul hatalarını inceleyerek hükümlerin bozulmasına ve düzeltilerek onanmasına karar verdi.
Özet: Görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında temyiz incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin bir sanık hakkındaki ölüm nedeniyle düşme kararının yalnızca terim düzeltmesiyle onanmasına hükmedilirken, diğer sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri, suçun sekiz yıllık dava zamanaşımının dolması ve temyiz süreci içinde bazı sanıkların vefat etmesi nedenleriyle bozulmuş ve kamu davalarının düşmesine karar verilerek nihai olarak sonlandırılmıştır.
5. Ceza Dairesi         2021/5857 E.  ,  2025/12407 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/241 Esas, 2016/189 Karar
SUÇLAR : İcrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... ve ... hakkında beraat, ... hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında atılı suçlardan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Türkeli Belediye Başkanlığının suçun zarar göreni olduğu, bu itibarla davalara katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, yargılama sırasında vekili marifetiyle duruşmaları takip etmek ve hükümleri temyiz etmek suretiyle davaya katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi gereğince davalara katılan olarak kabulüne, sanık ...'ın 17.06.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 11.07.2016 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine, katılan ... vekilinin tüm hükümlere yönelik temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan da kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarında yer alan “düşürülmesine” ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara isnat edilen icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1-2. maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 26.05.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleşmesi keza hükümlerden sonra sanıklardan ...'ün 06.08.2020, ...'ın 02.04.2023, ...'ın 16.04.2022 tarihlerinde öldüklerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıtlarından tespit edilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.