5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkûmiyetin, bilirkişi raporu çelişkisi, hatalı etkin pişmanlık ihtarı ve müsadere eksikliği gerekçeleriyle bozulması.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanığın suçu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemesine rağmen; ele geçirilen kaçak eşya sayısı ve değerine ilişkin bilirkişi raporu ile KEMT belgesi arasındaki çelişkinin giderilmemesi ve buna göre etkin pişmanlık ihtaratının yenilenmemesi, etkin pişmanlık indirimi oranının (1/2 yerine 1/3 olarak) hatalı bildirilerek sanık beyanının alınmaması, ayrıca dava konusu kaçak eşyaların tamamı yerine yalnızca imha edilmeyenler yönünden müsadere kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedenleriyle yeniden değerlendirilmek üzere bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/4452 E.  ,  2025/13847 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/620 E. 2021/1203 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/328 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 28.01.2014, iddianame tarihinin 06.02.2014 olduğu dikkate alınarak, temyize konu iş bu dosyada suç tarihi olan 09.02.2014 tarihinden önce hukuki kesinti gerçekleştiğinden, tebliğnamedeki zincirleme suç hükümlerinin tartışılması yönündeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Ele geçen kaçak parfüm sayısı üç olmasına rağmen dosya kapsamında yer alan 08.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda beş adet parfüm üzerinden hesaplama yapıldığı, sanığa kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirtilen ve aleyhe olan değerler üzerinden etkin pişmanlık ihtaratı ve kamu zararı bildirimi yapıldığı gözetilerek, bilirkişi raporu ile KEMT varakasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle, sanığa yeniden tespit edilecek tutarlara göre etkin pişmanlık ihtaratı ve kamu zararı bildirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezalarında yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi ve bu hususta beyanı alınması gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu hususta beyanı alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Dava konusu kaçak eşyaların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi gerekirken, imha edilenler yönünden müsadere kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.