2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçu mahkûmiyetinde yargılama giderleri hatalarının düzeltilmesi yoluyla onama kararı verirken, iş yeri dokunulmazlığı ihlali temyiz istemini CMK 286/2-a gereğince reddederek kesinleştirmiştir.
Özet: Sanıklardan birinin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan aldığı hükme yönelik temyiz başvurusu, yasal düzenlemeler gereği temyiz edilemez olduğundan reddedilmiş; diğer sanıkların hırsızlık suçundan aldığı hükümlere yönelik temyiz istemleri ise, yargılama giderlerinin yasalara aykırı olarak eşit oranda belirlenmesi dışında yerinde görülmeyerek, bu eksikliğin 5271 sayılı Kanunun 303. maddesi uyarınca düzeltilmesiyle, her bir sanığın kendi sebebiyet verdiği ve ortak giderlerden payına düşen miktarda sorumlu olması yönünde hüküm değiştirilmek suretiyle istinaf mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/14573 E.  ,  2025/19895 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1202 E., 2021/4144 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
I- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümleree yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; sanık ...'ın savunmasına göre şoför koltuğunda oturan ve araçtan hiç inmeyen sanık ...'ın atılı suçları işlemesinin mümkün olmadığı, aksinin kabulü halinde ise yardım eden sıfatı ile değerlendirilmesi gerektiği, eksik inceleme ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; hakkında soruşturma dosyası ayrı yürütülen suça sürüklenen çocukların dosyasındaki delillerin araştırılmadığı, GPS kayıtları celp edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik kovuşturma gerçekleştirildiği, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadan hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
İştirak hâlinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranda sorumlu tutulmaları gerekirken yargılama giderlerinin eşit oranda alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında kurulan hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin cümlenin çıkarılarak yerine "...100,00 TL bilirkişi, 24,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 124,50 TL yargılama giderinin her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranda tahsiline..." ibaresinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.