Kıyı kenar çizgisinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptal edilmesi sonucu uğranılan zararın, Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazmini talepli davada Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bu hukuki evrakta, kıyı kenar çizgisinde kalması nedeniyle tapu kaydı iptal edilen taşınmazdan doğan zararın Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazmini talebiyle Hazineye karşı açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesinin Hazinenin istinaf başvurusunu esastan reddetmesine ilişkin kararlarının hukuka uygun olduğu; tapu sicilinin yanlış tutulmasından devletin sorumlu olduğu ve taşınmazın arsa vasfı dikkate alınarak belirlenen bedelin yerinde olduğu gerekçeleriyle Yargıtay tarafından onanarak, Hazine vekilinin temyiz talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1319 Esas, 2024/673 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/1023 Esas, 2023/970 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6 25... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kaldığından bahisle taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin açılan dava sonucunda tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden uğradığı zararın davalı Hazineden tazminini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil idareye husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, adil bir tazminat bedeli belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil idareye husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, tazminatın sadece iyiniyetle taşınmazın satın alan kişilere ödenebileceğini, bedelin fahiş olduğunu, faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devletin sorumlu olduğunu, arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılmak suretiyle tespit edilen metrekare bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/226 Esas sayılı dosyası ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verildiği, kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 30.06.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 29.09.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamındaki belediye yazı cevaplarına göre arsa olarak kabul edilmesi doğru olduğu gibi emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.4. Dava konusu taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.