11. Ceza Dairesi, HAGB sonrası duran denetim süresine rağmen resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımının dolduğunu tespit ederek mahkumiyeti bozdu ve düşme kararı verdi.
Özet: Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın geçmişteki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ve denetim süresinde işlediği ikinci suç nedeniyle dava zamanaşımının durduğu göz önüne alınarak yapılan temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 10.07.2010dan hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı hukuka aykırı bulunarak bozulmuş ve kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2025/3961 E.  ,  2025/14297 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/781 E., 2025/66 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.09.2016 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 09.05.2018 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 10.07.2010 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı bu itibarla katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.