Yargıtay 11. Ceza Dairesinden, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararının onanması ve resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine dair karar.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmaması gerekçesiyle hukuka uygun bulunarak oy birliğiyle onanmış; ancak resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmü ise, sanığın sorgu tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiğinden bozulmuş ve yeniden yargılama yapılmaksızın bu suç yönünden kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/30730 E.  ,  2025/14295 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre,5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 02.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,06.11.2025 tarihinde karar verildi.