Yargıtay 2. Ceza Dairesi, mala zarar verme suçunda kesin hükme karşı yanlış kanun yolu başvurusu nedeniyle itiraz merciine iade kararı verirken, hırsızlık suçundan verilen hükümleri onadı.
Özet: Bu kararda, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezasına yönelik istinaf başvurusunun kanunen itiraz yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın itiraz mercii tarafından incelenmesi için mahalline iadesine karar verilirken, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurularının, sanık müdafilerinin tek fiile birden fazla ceza verilmesi ve bileşik suç tanımı gereği yalnızca nitelikli hırsızlık uygulanması gerektiği yönündeki iddialarına rağmen herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararlarının onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/16674 E.  ,  2025/19469 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/918 E., 2022/878 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Sanık ... müdafiinin mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ek kararı ile reddedildiği, ek karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede
I) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.000,00 TL adlî para cezası ile ilgili olarak, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın aynı Kanun’un 279/1-son maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından dava dosyasının itirazın merciince incelenmesi için, Tebliğname’ye uygun olarak incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Sanık hakkında tek fiile karşı 3 ayrı ceza verilmesinin yerel mahkeme kararını usul ve yasaya aykırı kıldığına, TCK.’nun 42. maddesinde bileşik suç tanımı gereği failin fiili tek fiil sayılması gerektiğine, nitelikli hırsızlık maddesi olan 142/2-h maddesinin uygulanması gerektiğine ancak fail hakkında ayrıca işyeri dokunulmazlığını ihlâl suçundan ceza verilmemesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "İş yeri dokunulmazlığını ihlâl suretiyle işlenmiş hırsızlık suçlarında TCK.’nun 42. maddesinin açık hükmü gereği tek fiil sayılması gerektiğine, nitelikli hırsızlık maddesi olan 142/2-h maddesinin uygulanması gerektiğine ancak fail hakkında ayrıca iş yeri dokunulmazlığını ihlâl suçundan ceza verilmemesi gerektiğine ve sanık lehine olan hükümlerin uygulanmasının talep edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.