Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda, indirim oranına dair yanıltma iddiasının reddedilerek mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin karar.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, kaçak eşyanın müsaderesi ve nakil aracı müsadere talebinin reddi kararı, tebliğnamenin sanığa cezadan indirim oranına ilişkin hatalı bilgilendirme yapıldığı gerekçesiyle bozma talebine rağmen, sanığın yargılama aşamasında ödeme yapamayacağını beyan etmesi nedeniyle yanıltılmadığına hükmedilerek, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, toplanan delillerin yeterli ve doğru biçimde değerlendirildiği kanaatiyle oy birliğiyle onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         2022/1558 E.  ,  2025/14373 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/184 E. 2021/300 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsadere talebinin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. madde ve fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle, sanığın doğru bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, bu haliyle sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.