7. Ceza Dairesinin, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, süresinde yapılmayan sanık temyizi ile katılanın indirim oranı ve müsadereye yönelik taleplerinin reddedilerek onanması.
Özet: Sanığın yasal süreyi geçirmesi nedeniyle temyiz isteminin reddedildiği, katılan idarenin nakil aracının müsaderesine ilişkin talebinin iddianamede yer almaması sebebiyle incelenmediği, sanığın kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerini ödemesi halinde uygulanacak indirim oranı hakkında yanlış bilgilendirildiği yönündeki itirazının ise, sanığın ödeme gücü olmadığını beyan etmesi ve daha az miktardaki vergiyi dahi ödeme iradesinde bulunmaması nedeniyle yanıltılmadığı sonucuna varılarak reddedildiği belirtilmiştir; yargılamanın usulüne uygun yürütüldüğü, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve hükmün hukuka uygun olduğu tespitiyle katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek mahkumiyet hükmünün oy birliğiyle onanmasına hükmedilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2022/1980 E.  ,  2025/14371 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/191 E. 2021/212 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
I-Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yüzüne karşı usûlüne uygun şekilde 01.04.2021 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra sanık tarafından 22.04.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II-Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. madde ve fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle, sanığın doğru bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.