İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tescilli marka hakkına tecavüz eden sahte ürünlerin gümrükte durdurulması, ihtiyati tedbir ve imhasına karar verdi.
Özet: Bu hukuki süreç, davacının tescilli markasına ait 3000 adet ürünün ithalat beyannamesinde sahte olarak tespit edilmesi üzerine davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, ihtiyati tedbirle el konulması ve imhası talebiyle açılmış olup, davalının savunma yapmaması ve bilirkişi raporlarının davacının markasının izinsiz ve aynen kullanılarak itibarından haksız yarar sağlanmaya çalışıldığını, davalının iddialarını destekleyen belge sunamadığını ve gümrükçe durdurulan eşyanın davacının izni olmaksızın ticarete konu edilmesinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ortaya koyduğu bir davadır.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2024/188 EsasKARAR NO : 2026/10DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 11/10/2024KARAR TARİHİ : 20/01/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle 6769 s. Sınai Mülkiyet Kanunun 159. ve 149. Maddeleri uyarınca ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu Madde 57/3 fıkrası uyarınca ...Müdürlüğünde işlem gören ... nolu ithalat beyannamesi muhteviyatı eşyalardan harici çıkan davacı adına tescilli ... markalı 3000 adet eşyanın sahteliğinin şüpheye mahal vermediği, dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle Gümrük Müdürlüğü bünyesinde muhafaza edilmesini, Davalı tarafından davacı şirketin marka haklarına tecavüzün kaldırılmasını, giderilmesine, durdurma kararı verilen eşyaların davacı markasına muhtemel tecavüzün tespitini, maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile marka hakkına tecavüz teşkil edeceği kararlaştırılan eşyaya el konulması ile dava sonunda imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, süresi içinde davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava konusu uyuşmazlık; Davacının marka hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında marka hakkına tecavüzün tespiti durdurulması teminatsız olarak ihtiyati tedbire hükmedilmesi el konularak imhası kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalı yana tebliğ olunmuş, davalı davala cevap vermemiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.Bilirkişi ... 14/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yerinde inceleme sonucunda, davacının orijinal ürünleri ve tescilli markası ile tespit olunan numuneler karşılaştırıldığında davacı markasının aynen kullanıldığı, bu kullanımların davacının tanınmış markasının Türkiyede ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek şekilde kullanım amacı olabileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştirBilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 25/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Dosyada yer alan ticari fatura ve konşimentoda mal tanımı “...” şeklinde olup miktar 3.000 adet olarak belirtilmiş olduğu, kutu içi fotoğraflarda görülen ürünler kare biçimli, mavi zeminli, üzerinde “...” logosu, ... kodu, “...” ibaresi ve ... desen bulunan güvenlik etiketleri barındırmakta olduğu, bu morfoloji ...'nin resmi internet sitesinde “...'” yayınlanan güncel kartuş ambalajı güvenlik etiketleriyle tipolojik olarak aynı ve uyumlu olduğu, Davalı taraf, ürünlerin markasız/sıradan yapışkan etiket olduğunu, yanlış ürün gönderildiğini ve kendi isteği dışında geldiğini beyan etmiş olduğu, ancak dosyada bu beyanı destekleyecek nitelikte sipariş teyidi, tedarikçi ile yazışma, iade/ret talimatı, ödeme iptal kaydı veya taşıyıcıya verilmiş talimat gibi hiçbir belge sunulmadığı, buna karşın mevcut sevkiyat belgeleri ve kutu içi fotoğraflar, ürünlerin “...” markasına özgü güvenlik etiketleri olduğunu göstermekte olduğu, Fotoğraflarda markaya özgü ibareler net biçimde görülmekte olduğunu , Davalı ...'ın gelen eşyanın sipariş ettiği eşya olmadığını beyanını destekleyen bir belge sunmadığı, eşyanın açıkça ... marka etiketi olması, davalının toner ve kartuş satışı ile iştigal etmesi, eşyanın ... marka olmayan mürekkep kartuşlarının ... ürünü olarak markalaştırılması amacı ile kullanmak amacı ile ithal edilmek istenmesinin muhtemel olduğu, İstanbul Hava Limanı Gümrük Müdürlüğü'nün ithalatı durdurma kararının yerinde olduğu, davacı talebi doğrultusunda muhtemel tecavüzün önlenmesi amacı ile imhasının uygun olacağını, TürkPatent kayıtları, getirtilen gümrük evrakı içeriği ve ibraz edilen görseller kapsamında, davacı adına ... tescil numaralı "..." ibareli markası ve Nice sınıfında yer alan aynı ürünlerin davalı tarafından "... marka tonerin güvenlik mührü doğrulama hologram etiket" ürünü olarak davacının herhangi bir izni ve davalının herhangi bir hakkı olmaksızın davalı tarafından ticarete konu edildiği, bu durumun ... yapılan incelemede tespit edilip durdurularak davacıya ihbarda bulunulduğu ve böylece raporda açıklanan nedenlerle davalının davacının markadan doğan haklarına tecavüzde bulunduğu bildirilmiştir.HP ibareli markaya ilişkin marka tescil belgesi Türk Patent ve marka kurumundan celp edilmiştir.Toplanan deliller, marka tescil belgesi, Gümrük Müdürlüğü yazıları, HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu denetim ve Hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin kök ve ek raporları bir arada incelendiğinde; Marka Hakkına Tecavüz ve İlkelerBir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır.Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır.6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir. Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile sabittir. Hükme dayanak olarak rapor kapsamı dikkati alınarak; Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,Mahkememizin 15/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına, karar kesinleştiğinde Gümrük müdürlüğü nezdinde bulunan ürünlerin masrafı davalıdan alınarak imhasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:1- Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,-Mahkememizin 15/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına, karar kesinleştiğinde Gümrük müdürlüğü nezdinde bulunan ürünlerin masrafı davalıdan alınarak imhasına, 2-732 TL ilam harcının yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 304,4 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına, 5-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 427,60 TL başvuru harcı 427,60 TL peşin harç 960 TL tebligat ve müzekkere masrafı 30.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.815,2 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı ,gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 20/01/2026Katip ...¸ Hakim ...¸