Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından ilk derece beraat kararının kaldırılıp mahkûmiyet hükmü kurulan bölge adliye mahkemesi kararını temyiz itirazlarını reddederek onadı.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesinin sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verdiği mahkûmiyet kararlarının hukuka uygun olduğu değerlendirilerek, sanığın suçu işlemediği, hakkında yeterli somut delil bulunmadığı, olay yerinde parmak izi veya görgü tanığı olmadığı, hts kayıtlarına göre suç saatinde başka yerde bulunduğu ve okuryazar olmayan sanıktan alınan tutanağın aleyhine delil olamayacağı yönündeki temyiz itirazları reddedilmiş; bu bağlamda, ilk derece mahkemesinin beraat kararlarını kaldırıp mahkûmiyet hükmü kuran Bölge Adliye Mahkemesi kararları oybirliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/13191 E.  ,  2025/14777 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2587 E., 2022/469 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin; "Suç işlemediğine ve cezayı hak etmediğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise; "Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının kanuna ve usule aykırı olduğuna, gerekçeli kararda mahkûmiyeti gerektirecek somut delillerin neler olduğuna ilişkin yeterli gerekçe bulunmadığına, dosya kapsamı titizlikle incelendiğinde sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, sanığın suçu işlediğine dair olay yerinden elde edilen parmak izi olmadığına, sanığı teşhis eden görgü tanığı bulunmadığına, polisin benzetmesi dışında sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, sanığın eski sabıkalı olmasının suçu işlediğine delil teşkil etmeyeceğine, ceza yargılamasında sanıktan delile değil delilden sanığa gidilmesi gerektiğine, HTS kayıtlarının, sanığın suç saati olan 14.32 sıralarında Kartal İlçesinde bulunduğuna işaret ettiğine ve okur yazar olmayan sanığa karakolda imzalatılan olay yakalama tutanağının sanığın aleyhinde delil olarak kullanılamayacağına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/237 Esas, 2014/152 karar sayılı ilâmından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, 13.03.2018 kesinleşme tarihli Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/353 Esas, 2014/420 Karar sayılı ilamının, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza mahkemesinin, 2013/26 Esas, 2013/47 Karar sayılı ilâmını tekerrüre esas almasından dolayı sanık hakkında bu mahkûmiyet hükmünün ikinci kez tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.