Askerlik hizmeti sırasında komutanlık binasından gümrük kaçağı sigara çalınması davasında Yargıtay, asli dava zamanaşımı süresi dolduğundan mahkumiyet hükmünü bozarak davayı düşürdü.
Özet: Sanığın, askerlik görevi sırasında komutanlık binasında muhafaza edilen gümrük kaçağı sigaraları çalması eylemi sebebiyle yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükmü, Yargıtay tarafından yapılan incelemede, hırsızlık suçu için öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin mahkumiyet tarihinden temyiz incelemesi anına kadar dolmuş olduğu tespit edilerek bozulmuştur; bu nedenle, yeniden yargılama yapılmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/7137 E.  ,  2025/15907 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/6 E., 2016/376 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : İçişleri Bakanlığı
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, askerlik hizmetini yaptığı sırada komutanlık binası içerisinde bulunan çelik kapılı teşhis odasında başka bir soruşturma kapsamında muhafaza altında tutulan gümrük kaçağı olan sigaraları belirlenemeyen bir zaman diliminde çalması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eylemine uyan 142/1-a. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, 23.05.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.