Yargıtay, kadastro mahkemesince kabul edilen mülkiyet tespiti davasında zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, hava fotoğrafları ışığında hazine vekilinin temyizini haklı bulup hükmü bozdu.
Özet: Mülkiyet tespiti davasında, başlangıçta kamulaştırma nedeniyle malik haneleri açık bırakılan taşınmazlar hakkında davacının zilyetlikle kazanma iddiası üzerine ilk derece mahkemesi lehine karar vermiş, bu karar bir üst mahkemece orman araştırması ve zilyetlik koşullarının incelenmesi için bozulmuştur; bozmaya uyularak yapılan yargılamada yine davacılar lehine karar verilse de, üst mahkeme bu kararı tekrar bozmuş, 1988 tarihli hava fotoğraflarında zilyetlik emaresi bulunmadığından davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararını hatalı bulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2023/2713 E.  ,  2025/7040 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/7 E., 2023/1 K.
Taraflar arasında görülen mülkiyet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi gereği düşünüldü;
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 54... ve 192 parsel sayılı sırasıyla 6.520, 01... ,19 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kamulaştırma davasına konu oldukları belirtilerek tarla vasfıyla malik haneleri açık bırakılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar hakkında kamulaştırma davasının bulunduğunu ve taşınmazların kendisine ait olduğunu belirterek taşınmazların kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 1 54... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın kamulaştırma öncesinde tamamı 4 pay kabul edilmek suretiyle ..., ..., ... ve ...'ye ait olduğunun tespite; 1 54... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilmek suretiyle ..., ..., ... ve ...'ye ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 17.01.2022 tarihli ve 2021/8614 Esas, 2022/280 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "yöntemince orman araştırması yapılması ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde inceleme yapılması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taşınmazın uzman orman bilirkişi raporuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 54... ve 192 parsel sayılı taşınmazların gölet altında kaldığından tespit dışı bırakılmasına ve malik ve hak sahiplerinin davacılar olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki; bölgede 2006 yılında kadastro çalışması yapılmış olup hükme esas alınan orman bilirkişi, ziraat bilirkişi ve harita bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 19 88... tarihli hava fotoğrafına göre taşınmazda herhangi bir zilyetlik emaresinin olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla aktarılan dava tarihinden geriye doğru bakıldığında davacılar yarına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmamıştır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.