Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, sanığın etkin pişmanlık beyanının değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusunun reddedilmesi sonrasında, temyiz aşamasında sanığın 5237 sayılı TCKnın 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunması üzerine, sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluğu ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ve sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle önceki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/27 E., 2022/17 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 4. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/93 E., 2020/209 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Temyiz kanun yolu aşamasında sanığın 14.02.2024 tarihli dilekçesiyle TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.