Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu kurumunu kullanarak sahte belgeyle nitelikli dolandırıcılık suçunda sanığın ikrarına rağmen verilen beraat kararını bozdu.
Özet: Üst mahkeme, sanıkların bir kamu kurumunun mühürlü boş belgesini kullanarak mağdur adına sahte abonelik sözleşmesi düzenleyip hattı aktive ettikleri ve bu yolla mağdur hakkında icra takibi başlatılmasına sebep oldukları, bir sanığın bu dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini ikrar etmesine rağmen verilen nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararını yasalara aykırı bularak bozmuş, diğer suçtan yapılan temyiz başvurusunu ise kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/27593 E.  ,  2025/13961 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/20 E., 2016/82 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmasısuretiyle dolandırıcılık, 5809 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, Onama
Sanık hakkında 5809 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26 inci maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2 inci maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan düşme hükmü yönünden;
14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık ...'ın şikâyetçi ...'ın ...Devlet Hastanesi'nde hemşire olarak çalıştığına ilişkin hastanenin kaşe ve mührü ile doktor ...'ın Kaşesi bulunan personel taahhüt formu başlıklı boş belgeyi diğer iş yeri çalışanı sanık ...'e verip buna uygun abonelik sözleşmesi düzenlemesini istediği, sanık ...'in de bu belgenin alt kısmını şikâyetçinin kimlik bilgilerine göre doldurup imzanını attığı ve sanık ...'in talimatıyla şikâyetçinin imzasını taklit etmek suretiyle şikâyetçi adına abonelik sözleşmesi düzenleyip bu hattı aktive ettikleri, bu hattın sanıklar tarafından ya da hattı verdikleri bir başka şahıs tarafından kullanıldığı, hattın faturalı olması ve fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle ... hakkında icra takibi başlatıldığı, böylece sanığın 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildiği olayda; her ne kadar sanıklar hakkında Mahkemece inandırıcı delil olmadığından beraatlerine hükmedilmişse de; tüm dosya kapsamından, sanık ...'in soruşturma evresinde alınan 07.07.2014 tarihli ifadesinde; sözleşme ekindeki sahte belgenin mühürlü ve kaşeli olarak işyeri yetkilisi olan diğer sanık ... tarafından kendisine getirildiğini, kendisinin de sanık ...'in talimatıyla bu belgenin alt tarafını doldurup buna göre şikâyetçinin imzasını da taklit etmek suretiyle sahte abonelik sözleşmesi düzenlediğini belirterek suçunu ikrar ettiği, başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahûmiyetine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatlerine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bul itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. Maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.