Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda eksik inceleme nedeniyle mahkumiyetin bozulması, maddi gerçeğin tespiti için iş yeri faaliyet alanı, kasa kayıtları ve sanık mal varlığı araştırmasının zorunluluğu.
Özet: Sanık müdafiinin temyizi üzerine, kasiyer olarak çalıştığı iş yerinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum edilen sanık hakkındaki hüküm, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi amacıyla katılanın detaylı beyanlarının alınmaması, iş yerinin finansal kayıtlarının ve sanığın mal varlığı artışının uzman bilirkişi marifetiyle incelenmemesi gibi eksik incelemelerin yanı sıra, katılanın hatalı gösterilmesi, TCKnın 53. maddesinin ve adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak mevzuatın yanlış tatbiki ile yargılama giderlerinin hatalı yükletilmesi gibi usuli hatalar içermesi nedeniyle bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/27868 E.  ,  2025/13939 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/55 E., 2020/379 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılana ait iş yerinde kasiyer olarak çalıştığı, farklı zamanlarda zilyetliği kendisine devredilmiş olan para kasasından para alarak kendisine mal edindiği iddia edilen olayda; katılanın, sanığın iş yerinde 15 yıldır çalıştığı, asgari ücret aldığı, son zamanlarda harcamalarının artarak ev, araba aldığına ilişkin beyanı, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, kasa olarak belirtilen yerin normal çekmece olduğunu, kasada açık çıkmadığını, kasadan müşteri olduğunda ya da dükkanın ihtiyaçları için para alınabildiğini, dükkana ait alışveriş ve masraflara ait kayıtların tutulduğu defterin bulunduğunu, arabasının 10 yıldır olduğunu, alınan evin kız kardeşine ait olup kendisine sadece yardım ettiğine ilişkin beyanı, kazanılan paraların bankaya yatırıldığı hususu ile alınan bilirkişi raporunda; ...çekmeceden para olduğu değerlendirilen kağıt.. ibarelerine yer verilmesi karşısında,
Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, katılanın ayrıntılı beyanlarına başvurularak iş yerinin faaliyet alanının ne olduğu, sanığın olay tarihinde para aldığı iddia edilen çekmece içerisine para dışında bir şey konulup konulmadığı, kasadan alınan paraların kayıt altına alınıp alınmadığı, kasa hesap defterleri ya da para girdi ve çıktılarının tutulduğu bir evrakın bulunup bulunmadığı ve işletmesinin sanığın çalıştığı dönem içerisinde tespit edilemeyen bir açığının bulunup bulunmadığının sorulması, varsa buna ilişkin belge ve kayıtların getirtilmesi, sanığın katılana ait iş yerinde çalıştığı dönemlere ait mal varlığı araştırmasının ve bankalardaki hesap hareketlerinin araştırılarak yıllara göre herhangi bir artış olup olmadığının tespitine çalışılması, katılandan ve sanıktan sorulmak suretiyle varsa iş yerine ait defter ve kayıtların, alım- satım ile harcama tutanaklarının, makbuz ve diğer belgelerin temini ile üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılarak, sanığın iş yerine ait ait paralar üzerinde, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Yargılama aşamasında sanıktan şikâyetçi olan ve usulüne uygun katılma talebi kabul edilerek hakkında katılma kararı verilen ...'in gerekçeli karar başlığında ''katılan'' yerine hatalı şekilde ''müşteki'' olarak gösterilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi,
3. Lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.