Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunda hileli hareket unsuru oluşmadığından mahkumiyetin bozulması ve usulden reddedilen diğer sanığa kazanılmış hak nedeniyle sirayet etmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, bir sanığın temyiz başvurusunun yasal süreyi aşması nedeniyle reddine karar verilirken; diğer sanık hakkında ise, suça konu iş yerinin gerçekliği, sanıkların hileli hareketlerinin bulunmaması ve katılan kurumun denetim yetkisinin mevcudiyeti göz önüne alındığında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle beraat etmesi gereken sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün yasaya aykırı olduğu tespit edilerek bozulmasına ve bu bozma kararının süresinde temyiz etmeyen diğer sanık hakkında da uygulanmasına hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/32203 E.  ,  2025/13920 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/432 E., 2016/188 K.
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret , onama
A.Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın yokluğunda verilip 24.08.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.12.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanıkların katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketlerinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, iş yeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması karşısında, sanık hakkında atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hükme karşı aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının CMK’nın 326/son maddesi gereğince saklı tutulmasına, (B) maddesindeki gerekçelere göre bozma kararının hükmü süresinde temyiz etmeyen sanık ...'a da SİRAYET ETTİRİLMESİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.