Hizmet tespiti davasında Yargıtayın eksik inceleme, tanık çelişkileri ve çalışmanın niteliğinin belirsizliği gerekçeleriyle bozma kararı sonrası kamu düzeni gereği titizlikle araştırma ve yeniden hüküm kurma zorunluluğu.
Özet: Bu hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin davacının belirli tarihler arasındaki çalışmasının kısmen tespitine yönelik kararı, çelişkili tanık beyanları ve davacının işyerinde mi yoksa dışarıdan mı boncuk işi yaptığına dair iddiaların yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuştur; bozma sonrası yeniden verilen kısmen kabul kararı da davalılarca eksik inceleme ve hatalı değerlendirme iddialarıyla temyiz edilirken, Yargıtay, kamu düzeniyle ilgili bu tür davalarda hak kayıplarını önlemek ve gerçeği ortaya çıkarmak adına kendiliğinden araştırma yapılması, tüm belge ve kayıtların istenmesi gerektiğini, tarafların sunduğu delillerle yetinilemeyeceğini belirtmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16265 E.  ,  2025/14724 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2020/81 E., 2024/193 K.
İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı uyarınca verilen kararı davalı Kurum vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının biil fiil hiç ara vermeden sürekli olarak davalı iş yerinde çalıştığını belirterek davacının 01.01.19 86... .12.1993 tarihleri arasında davalının yanında çalıştığının tespiti ile ödenmeyen SSK primlerinin ödettirilmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının Kuruma bildirilen çalışmalar olduğunu, çalışmaya başladığını 506 sayılı Kanun'un ek 40. maddesine göre 30 gün içinde Kuruma bildirmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarihli bozma ilamında "....Dosyadaki kayıt ve belgelerden, dinlenen bordro tanıklarından bir kısmının davacının modelist olarak çalıştığını, 1993 yılı sonlarına doğru işe girip 1994 yılı başında ayrıldığını, bir kısım tanıkların ise; davacının ... adı ile çağırıldığını, modeller ile ilgili olduğunu, ancak ne kadar süre çalıştığını hatırlamadıklarını, bordro tanıklarından ...’in ise davacının iş yeri çalışanı olmadığını, dışardan boncuk işlemesi yaptığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra ... İhtiyarlık Sigorta Müdürlüğünün 17.01.2005 tarihli gelen yazı cevabından, ... sigorta sicil numarasının ... ’ya ait olduğunun bildirildiği, davacı ...’in bir kısım çalışmalarının ... Uslu’nun hizmet cetveline işlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; tanık anlatımlarının kabule yeterli nitelikte olmadığı, çelişkili beyanların yer aldığı, davacının dışarıdan boncuk işi yaptığı yönündeki beyanlar değerlendirilmeden ve buna göre çalışma olgusu tam olarak ortaya konulmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; nizalı dönemin tamamında çalışması olan bordro tanıklarını res'en tespit edip dinlemek, “davacının dışarıdan boncuk işi yaptığı” yönündeki çalışma ve kesintisiz çalışma iddialarını açıklığa kavuşturarak davacının çalışmasının niteliğini somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
''1-Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacının davalı ... Ltd. Şti. Unvanlı iş veren nezdinde;
08.09.1987- 31.12.1987 tarihleri arasında 112 gün günlük 1.634 TL,
01.01.1988-30.06.1988 tarihleri arasında 180 gün günlük 1.960 TL,
01.07.1988-31.12.1988 tarihleri arasında 180 gün günlük 2.334 TL,
01.01.1989-30.06.1989 tarihleri arasında 180 gün günlük 2.987 TL,
01.07.1989-31.12.1989 tarihleri arasında 180 gün günlük 4.784 TL,
01.01.1990-19.02.1990 tarihleri arasında 49 gün günlük 5.950 TL ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya yönelik istemin reddine,'' şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; yanlış hukuki değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, hakdüşürücü sürenin geçmiş olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 506 sayılı Kanunu'nun 79. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği göz önünde bulundurulmalı. Böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı 01.01.19 86... .12.1993 tarihleri arasında, davalıya ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş, Mahkemece hizmet tespiti yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hizmet tespiti talebi yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davacının hizmetlerinin tespiti tanık deliline dayalı olup, Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının beyanları davacının çalışması hakkında hüküm kurulması için yeterli değildir. Davalı iş yeri tekstil iş yeri olup yaklaşık 300 kişinin çalıştığı gözetilerek yeteri kadar bordro tanıkları mevcut olmakla, öncelikle davanın somutlaştırılması kapsamında davacının beyanı alınarak dönemler itibariyle davacının iş yerinde hangi işi yaptığı, davalı şirkete ait hangi iş yerinin hangi bölümünde çalıştığı, burada kimlerle çalıştığı sorulmalı, bu dönemde celp edilen dönem bordrolarında ismi geçen davacının bildirdiği bordro tanıkları yeteri kadar dinlenilmeli, davacının çalışmaları, bu çalışmalarına ara verip vermediği, çalışmalarının sona erdiği tarihler tereddütsüz bir şekilde ortaya koyulup sonucuna göre bir karar verilmeden kurulan hüküm usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.