Adana Ticaret Mahkemesi, trafik kazası sonrası kasko sigorta şirketince eksik ödenen araç rayiç bedeli tazminat davasını görevsizlik nedeniyle usulden reddetti.
Özet: Bir trafik kazası sonrası aracının kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketince yapılan ödemenin piyasa değerinden eksik olduğunu iddia eden davacının açtığı maddi tazminat davasında mahkeme, uyuşmazlığın özel kullanım amaçlı araç için düzenlenmiş genişletilmiş kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklandığını ve davacının ticari işletmesinden doğmadığını belirterek, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi olduğuna karar vermiş; bu nedenle tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu tespit ederek, dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine ve görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/897 EsasKARAR NO : 2023/230 KararHAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ...VEKİLLERİ : ...DAVALI : ....VEKİLLERİ :...DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/12/2022KARAR TARİHİ : 23/05/2023GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/06/2022 tarihinde ... plakalı aracı ile müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın ... Sigorta tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalandığını, aracın ağır hasarlı pert bedeli olarak davalı şirket tarafından 07/07/2022 tarihli mutakabata göre müvekkile 830.000,00 bedel ödendiğini, kazanın meydana geldiği tarihteki araç rayiç bedeline göre davalı şirket tarafından yapılan ödemenin eksik kaldığını, ... plakalı ... marka ... model aracın 18/06/2022 günü meydana gelen kazadan dolayı oluşan hasar sebebiyle rayiç araç bedel farkına göre hesaplanacak bakiye bedeli genel şartlar ve gerçek zarar ilkesi gereğince ödenmesini, bakiye araç rayiç bedeli miktarı olarak şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu tarih veya ödeme tarihi itibariyle olmak üzere işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilemesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, davacıya ait ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile 21/10/2021-21/10/2022 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde meydana gelebilecek rizikolara karşı teminat altına alındığını, hasar dosyası kapsamında davacı taraf ile mutabık kalınarak ödeme yapıldığını, dosyanın kusur tespiti için ATK'ya sevk edilmesini, davacı tarafın talep ettiği faiz turu ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiğini, davacı sigortalının talebinin teminat harici olduğunu, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.... Sigorta, Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi, ve Türkiye Noterler Birliği Başkanlığın'dan dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.Dava, taraflar arasında düzenlenen sigortacılık sözleşmesine dayanan maddi tazminat davasıdır.28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. Maddesinin (1) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaşlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73.maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, anılan kanunun 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesiyle davalı sigorta şirketi nezdinde genişletilmiş kasko sigortası poliçesi ile sigortalı davacıya ait aracın hasarlanması sebebiyle davalı tarafça poliçe kapsamındaki zararının kısmen giderildiğinden bahisle karşılanmayan bakiye zararın giderilmesi hususunda eldeki maddi tazminat davasının açıldığı, uyuzmazlığın esasen gerçek kişi davacı adına trafik sicilinde kayıtlı olup kullanım amacı "hususi" nitelikte olan motorlu araca ilişkin olarak düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigortası sözleşmesine dayandığı, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin davacının tacir olmasından ve ticari işletmesinden kaynaklanmadığı, bu itibarla uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesi kapsamında tüketici işlemi niteliğinde olduğu, dolayısıyla aynı kanunun 73.maddesine göre uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğundan gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2023Katip ... Hakim ...