Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyetin tebliğnameye aykırı olarak onanmasına karar vererek sanık müdafiinin temyizini reddetti.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilerek onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiği, eylemlerin suç tipine uygun nitelendirildiği ve vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığı gerekçeleriyle, sanık müdafiinin temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek, savcılık tebliğnamesinde yer alan bozma talebine iştirak etmeyip mahkûmiyet hükmünü esastan reddederek onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2022/26994 E.  ,  2025/27516 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1022 E., 2019/2036 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/796 E., 2019/12 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1-2-3 ve 58/9. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanıklar ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.