İşyeri yatakhanesinde gerçekleşen ölümlü bıçaklama vakasının iş kazası kabulü ve maddi tazminat talebinde işveren kusurunun Yargıtay nezdinde incelenmesi.
Özet: Davacılar, müteveffa oğullarının işverenler bünyesinde çalıştığı sırada, işyeri yatakhanesinde bir başka işçi tarafından bıçaklanarak öldürülmesi olayının iş kazası niteliğinde olduğunu ve işverenlerin bu durumdan sorumlu tutularak maddi tazminat ödemesi gerektiğini talep etmiş; fakat ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporunda işverenlerin kusurunun tespit edilemediği ve bazı davalılar yönünden husumet yokluğu gerekçeleriyle davayı reddetmiş, istinaf mahkemesi de bu ret kararını hukuka uygun bularak onamıştır; bunun üzerine davacılar vekili, temyiz başvurusunda, bilirkişi raporlarının yerinde inceleme yapılmadan ve işverenlerin iş güvenliği tedbirleri konusundaki sorumluluğunu yeterince değerlendirmeden hazırlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/5023 E.  ,  2025/14763 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/208 E., 2025/103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... ... 40. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/572 E., 2024/107 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın oğlu, ...'nın ağabeyi maktül ...nın, davalılar yanında, ... Havalimanı genişletme projesi kapsamında çalışmakta iken, 21.04.2018 tarihinde işyerinde bulunan, barınmakta kullanılan yatakhanede, yine işyerinde çalışan işçi ... tarafından bıçaklanarak öldürmesi neticesinde vefat ettiğini, işyeri ve eklentileri kavramına dahil alanda öldürülmesi neticesinde olayın iş kazası olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği bu hususun işverenin sorumluluğunda ve işyerinde olması hasabiyle iş kazası olduğunu, bu hususta SGK'ya iş kazası olarak bilgi verildiğini ve SGK tarafından teftiş raporu düzenlendiğini beyanla, şimdilik 1,00 TL müvekkili ... için, 1,00 TL de müvekkili ... için olmak üzere toplam 2,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... Şirketleri vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK kayıtları ile dosya kapsamında yer alan belgelerden de açıkça tespit edilebileceği üzere müteveffanın iddia edilen olay tarihinde ...Proje... Şirketi çalışanı olup, müvekkili şirketler ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu yönüyle müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bu olay nedeniyle herhangi bir sorumluluğu olmasa da müvekkili aleyhine bir tazminata hükmedilmesi halinde müvekkilinin gerek zorunlu olarak gerekse yardım amacıyla yaptığı ödeme ve bağışların bu tazminat tutarından mahsubuna karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; dava dışı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, işverenlerin kusuru bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği bu hali ile Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporundaki değerlendirmelerin gerekçeli, denetime açık ve dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olduğu vicdani kanısına varılarak davalılar ...Tic. A.Ş ile .... ve Tic. A.Ş. yönünden husumet yokluğundan reddine, ... ve Tic. A.Ş yönünden herhangi bir kusurları tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1,b-1. maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle : -... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 19.10.2023 tarihli kararıyla kararın kaldırılmasına karar verildiğini ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla yargılamaya başlanıldığını, dosyanın kaldırma kararı sonrası yapılan yeniden yargılamasında, düzenlenen kök rapora itiraz edilerek bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesi ve yerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenildiğinde, bilirkişiler tarafından "işin artık belli bir aşamaya geldiğinden" bahisle yerinde inceleme yapılmadan rapor tanziminin usule açıkça aykırı olduğunu,
-İş güvenliği anlamında tüm önlemleri aldığını ve buna rağmen iş kazasının meydana geldiğini, bu haliyle de öngörülmezlik hususundaki ispat yükü davalı işverenlerde olmasına rağmen, bilirkişiler tarafından işveren firmanın işçisi olan ve firmanın yatakhanesinde bıçakla içerde murisin ölümüne neden olan işverenlerin kusursuz olduğuna dair tespitlerinin hangi nedenle olduğuna yer vermeyen bilirkişi raporunun hukuka uygunluğundan söz etmenin mümkün olmadığını
-Müteveffanın, alınmayan güvenlik önlemleri neticesinde yaşamını yitirdiği ve işverenin mutlak sorumluluğu olduğunun açık olduğunu,
-... isimli kişinin ceza dosyasında da belirtildiği üzere, işyerinde çalışan güvenlik görevlisi olması ve müvekkillinin yatakhanede bulunduğu sırada bıçakla öldürülmesi de dikkate alındığında, işyerine bıçak gibi öldürücü etkiye sahip bir silahın sokulmasındaki güvenlik zaafiyeti ile yine murisin bıçaklanmasından sonra işyerinde kendisine ilk müdahalenin orada bulunan işçilerce yapıldığı, sonrasında işyerine çağrılan ambulans ile sevk edilmesi, sonrası hayatını kaybettiği dikkate alındığında işyerinde bu hususta görevli sağlık personelinin olmadığı, bu haliyle de sağlık hususundaki temel yükümlülüklerini yerine getirmeyen alt ve üst işverenlerin tam kusurlu olduğunun da açık olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.